301 Moved Permanently

Moved Permanently

The document has moved here.

Yazı Detayı
13 Ekim 2020 - Salı 18:40
 
İNSAN VE UNUTMAK
Mehmet Gökçay
 
 
 İNSAN VE UNUTMAK 
Değerli dostlar bu günkü yazımızda insan kelimesinin ne manaya geldiğini farklı bir açıdan ele alacağız."İnsan" ismi, inşikak ilmine göre "nisyan" kelimesinden türemiştir. İnsan kelimesinin kökü nisyandır. Nisyan ise, unutkanlık demektir. Dolayısıyla insan da unutkanlığa mübteladır.
      İnsan, unutkan bir varlıktır. “Neciyim? Nereden gelip nereye gidiyorum? Bu dünyadaki görevlerim nelerdir?” şeklinde pek çok sorunun cevabı, çoğu insanlar tarafından unutulur. Halbuki, bu insan, Cenab-ı Hakk'ın, “Ben sizin Rabbiniz değil miyim?” sorusuna, “Evet, Rabbimizsin” cevabını vermiştir. (A’raf, 7/172)Unutkanlık, ilk insanda da kendini açıkça gösterir. Cenab-ı Hakk, Hz. Adem’in as unutmasını şöyle bildirir: “Doğrusu daha önce Adem’den ahit almıştık da, unuttu.” (Taha, 20/115)Bu unutma, yasak ağaçtan yeme ile ilgilidir. Hz. Adem as ve eşi Havva validemize: “Cennete yerleşin. Onun nimetlerinden dilediğiniz gibi bolca yiyin. Fakat şu ağaca yaklaşmayın, yoksa zalimlerden olursunuz.” denilmiştir. Onlar ise, şeytanın vesvesesiyle yasak ağaçtan yerler ve ceza olarak bu dünyaya gönderilirler. (Bakara, 2/35-37) Hz. Adem’in as bu tabiatı bütün evladında da aynen vardır. Yani insan unutkan bir varlıktır. Faraza, dün ne yediğini unutur, arkadaşına verdiği sözü unutur, randevusunu unutur. Fakat bütün bu unutma türleri içerisinde en dehşetlisi insanın Allah’ı cc unutması, O’na verdiği sözü unutması, Allah’ın cc emir ve yasaklarını unutmasıdır. Böyle bir unutkanlık tam bir gaflet halidir. Böyle gaflette olanlar hakkında Allah cc şöyle buyurur: “O kimseler gibi olmayın ki, onlar Allah’ı cc unuttular, Allah da cc ceza olarak nefislerini onlara unutturdu.” (Haşr, 19) Artık onlar nefislerine dönüp bakmazlar, hep afakla meşgul olurlar. Kendilerinin sonsuz aciz, sonsuz fakir ve sonsuz noksan olduklarını unuturlar. Ayıplarını hiç görmezler. Kendilerini kusurdan pak ve münezzeh zannederler. Bir gün gelip öleceklerini hiç hatıra getirmezler. Ebedi dünyada kalacakmış gibi uzun emellere, tatlı hayallere dalarlar. Vücutlarının demirden ve taştan değil ancak et ve kemikten ibaret olduğunu unuturlar. “Çoklukla gururlanmak sizleri oyalayıp durdu. Sonunda kabirleri ziyaret ettiniz.”(Tekasür, 1-2) ayeti bir yönüyle böyle insanların halini dile getirmektedir. “Benim malım, benim servetim, benim makamım” derken birden hayat bitiverir ve bu gafil insanlar kendilerini kabir çukurunda bulurlar. Demek ki Allah’ı cc unutmanın cezası nefsi unutmaktır.
Nefsini unutan kişi ise ona yönelemez, onun terbiyesi ile meşgul olamaz. Onu günah ve isyandan uzak tutmak için gayret göstermez ve sonunda onu ebedi cehenneme aday hale getirir. Nefis daima boş işlerle oyalanmak, tefekkürü, ibadeti hatıra getirmemek veya tehir ettirmeye çalışmak gayesi ve amacını taşır. Demek ki ibadet, tefekkür zamanlarında nefse bir iş verilmemesi çok büyük bir gaflettir. insanı dalalete sürükler. Dolayısıyla gayret ibadet ve kulluk vazifelerini yerine getirme zamanlarında nefsi çalıştırmak ona sorumluluk yüklemek icap etmektedir.
 
Etiketler: , İNSAN, VE, UNUTMAK, ,
Yorumlar
Haber Yazılımı