301 Moved Permanently

Moved Permanently

The document has moved here.

Yazı Detayı
16 Mayıs 2020 - Cumartesi 11:21 Bu yazı 46 kez okundu
 
ORUCUN NEFSİMİZE FAYDALARI
Mehmet Gökçay
 
 
 ORUCUN NEFSİMİZE FAYDALARI
 
Değerli mümin dostlarım. İnsanın nefsi dünya hayatı boyunca kendisinin imtihan sebebi olmuştur. Bu bir imtihandır. Bize düşen vazife ise bizleri hep kötülüğe sevk eden nefsimizin, teskin edilmesidir. Hz Yusuf as bile: ''Nefis her türlü kötülüğü emreder, ona itimat edilmez demiştir.'' Demek insanda zor söz dinleyen bu varlığın terbiye edilmesine şiddetle ihtiyaç vardır. Eğer terbiye edilmezse hem dünya, hem ahiret hayatımıza ciddi zararlar verecektir. Öyle ise bu nefsi ıslah etmenin yollarını aramak gerekmektedir. Terbiye yollarından en geçerli olanı da oruç tutmaktır.
İşte Ramazan-ı Şerifin Orucu, nefsin kötü ahlaktan ve kafasına göre davranan muamelelerinden vazgeçmesine yardımcı olan çok Hikmetlerinden birisi şudur ki: İnsanın nefsi gafletle kendini unutuyor. Mahiyetindeki sayısız acizliği, sınırsız fakirliği, nihayet derecedeki kusurunu göremez ve görmek istemez. Hem ne kadar zayıf ve musibetlere hedef olduğunu ve çabuk bozulur dağılır et ve kemikten ibaret olduğunu düşünmez. Adeta çelikten bir vücudu var gibi, kendini ebedi ölümsüz zanneder ve dünyaya var gücü ile sarılır. Şiddetli bir hırs ve doymama duygusu ile aşırı derecede bir muhabbet sebebi neticesinde dünyaya atılır. Her lezzetli ve menfaatli şeylere bağlanır. Hem kendini mükemmel bir şefkatle terbiye eden yaratıcısını unutur. Hem niçin var olduğunu ve ahiret hayatını düşünmez, yanlış işler içinde yuvarlanır. İşte Ramazan-ı Şerifteki oruç; En gafillere ve inatçı olan insanlara, zayıflığını ve acizliğini htirir. İnsan açlık vasıtası ile midesini düşünür ve midesindeki tokluğa karşı şiddetli ihtiyacını anlar. Zayıf vücudunun ne derece çürük olduğunu hatırlar. Ne derece merhamete ve şefkate muhtaç olduğunu gayet net bir şekilde anlar. Nefsin azgınlığını bırakıp, Dergah-ı İlahiye’ye sığınmaya bir arzu hisseder ve bir manevi şükür eliyle Rahmet kapısını çalmaya hazırlanır. Eğer gaflet kişinin kalbini bozmamış ise...
Ramazan-ı Şerifin orucu, Kur'an-ı Hakim'in iniş zamanına baktığı yönüyle çok hikmetlerinden bir hikmeti şudur ki: Kur'an-ı Hakim, madem Ramazan ayında inmiştir, o Kur'an’ın iniş anında kendini hayalen hazır hmek için, Ramazan-ı Şerifte nefsin kötü isteklerinden ve lüzumsuz sergilediğimiz hallerden sıyrılarak, yeme ve içmenin terk edilmesi ile melek gibi bir vaziyete girerek o Kur'an’ı yeni nazil oluyor gibi okumak ve dinlemek ve Ondaki Allah’ın cc hitabını güya indirildiği anda ki hal ile dinlemek ve o hitabı, Resul-i Ekrem sav den işitiyor gibi dinlemek, belki Hazret-i Cebrail'den dinliyor gibi insan bir kutsi hale mazhar olur. Ve kendisi tercümanlık edip başkasına dinlettirmek ve Kur'an’ın indiriliş hikmetini bir derece göstermektir.
Evet Ramazan-ı Şerifte güya İslam alemi bir mescit hükmüne geçiyor; öyle bir mescit ki, milyonlarla hafızlar, o mescit-i Ekber’in köşelerinde o Kur'an’ı, o semavi hitabı yeryüzündekilere işittiriyorlar. Ramazan’ın, Kur'an ayı olduğunu ispat ediyorlar. O büyük cemaatin sair fertlerinin, bazıları huşu ile o hafızları dinlerken, diğerleri, kendi kendine okurlar. Şöyle bir vaziyetteki bir Mescit-i mukaddeste, nefsin süfli heveslerine tabi olup, yemek içmek ile o nurani vaziyetten çıkmak ne kadar çirkin ise ve oruç tutmamakla insan o mescitteki cemaatin manevî nefretine ne kadar hedef ise, öyle de: Ramazan-ı Şerifte oruç tutanlara muhalefet edenler de, o derece umum o alem-i İslam’ın manevî nefretine ve tahkirine hedeftirler.
 
Etiketler: , ORUCUN, NEFSİMİZE, FAYDALARI,
Yorumlar
Haber Yazılımı