301 Moved Permanently

Moved Permanently

The document has moved here.

Yazı Detayı
27 Şubat 2021 - Cumartesi 21:40
 
Bana mı sordu yaratırken?
Abdussamet Öztan
 
 

               Bana mı sordu yaratırken? (#sıradışı)

Merhabalar değerli dostlar. Bu haftaki yazımda, duysak cevabını hepimizin merakla öğrenmek isteyeceği bir soruyu ele alalım istedim. Öyle bir soru ki bu, cevabı bulunamadığı taktirde insanın dünyasını zindan eden bir soru. Diyorlar ki: "Allah, bana mı sordu beni yaratırken?" Bunun cevabını iki başlık altında irdelemek istiyorum sizlerle. Bunlardan birincisi; uluhiyet ve intizam yönü, ikincisi ise; malikiyet ve irade yönü.

 

               BİRİNCİSİ; Uluhiyet ve intizam yönü: "Bana neden sormadın, bana sorsaydın, bana mı sordun?" gibi soru kalıplarını; bazen biz insanların genelde ortaklıklarımız içerisindeki istemediğimiz bir sonuçla neticelenen olaylarla alakalı, memnuniyetsizliğimizi ifade etmek için... Bazen, bize danışarak gerçekleştirilmesi gerekirken aksine danışılmadan gerçekleştirilen bir fiil sebebiyle, ekip arkadaşlarımıza yönelik... Bazen de, hayatta aldığı kararlarda hiç kimsenin fikrine danışmayıp ve elde ettiği olumsuz neticeler üzerine bize gelen kimselere "bana danışman gerekirdi" manasında, o konulardaki üstünlük ve bilgeliğimizi bildirmek maksadıyla kullanırız. Yani kullanım alanı bayağı geniştir bizde. ;) Üstelik "sorma, danışma, istişare etme ve görüş alma gerekliliğini" ifade eden bu soru cümleleri, takdir edersiniz ki bizim dengimiz ve hemcinsimiz olanlarla, yani insanlarla aramızdaki herhangi bir işin beklenilmedik sonuçlar doğurmasından dolayı sarf ederiz sosyal hayatta. Değil mi?

 

               Özetle; bu gibi sorular, biz mahluk ve mahluklar arasındaki ilişkilerde sarf edilmesi normaldir ve olması gerekendir. Ama mesele ilah ile mahluk, yani yaratıcı ile yaratılan arasındaki ilişkilere geldiğinde, durum farklılaşır. Çünkü uluhiyet dediğimiz, yani insan ötesi ve fizik ötesi bir varlıktan bahsediyoruz bu durumda, hemcinsimiz olan insanlardan bahsetmiyoruz değil mi? İşte bu noktada; bizim sarraf terazisi gibi hassas şeyleri tartabilme özelliği olan, ama buna karşın kömür gibi tonlarca ağırlığı tartmaya kalksa altında kalıp ezilebilecek mahiyette olan akıl terazimiz ile, bu sorma fiilini bir yaratıcının bir insana sorması şeklinde beklememiz demek; dolaylı olarak şu sonucu kaçınılmaz hale getiriyor: Her sorulan veya sorulacak potansiyel insanın kainattaki yaratma, idare ve devam ettirme gibi fiillerde küçük/büyük, az/çok bir şekilde onun da ORTAK OLMASI gerekliliğini ortaya koyar. Eğer böyle bir ortaklığın ufacık bir emaresi olsaydı, elbette ki büyük bir insan olan kainatta ve küçük bir kainat olan insanda her an gerçekleşen intizamdan söz etmemiz münkün olur muydu? Elbette olmazdı. Çünkü intizamlı bir fiil, bir fâili gerektirir. İşte insan, bu ULUHİYET ve İNTİZAM hususunun farkında olamadığı için, NEDEN bana sorulmadı diye düşünebiliyor. Hülasa; böyle bir sorunun sorulması için; öncelikle her an devam eden yaratımlarda bir eksiklik ve kusur mevcut olması gerekir ki, eksiklik giderilebilsin. Sorulabilmesi için ise; muhataplar arasında bir denklik lazım gelir. Sorulması halinde ise; insanların kainattaki yaratımlarda birer yaratıcı olarak ortak olması gerekir ki, bunun da çok başlılığı ve intizamsızlığı doğurması kaçınılmaz demektir.

 

               İKİNCİSİ; Malikiyet ve irade yönü: Genelde bu soruyu soran kardeşlerimiz, başkalarına nispetle hayata 1-0 geride başladığını düşünen insanlardır. Malum ya, hayatta çoğu zaman elimizde olmayan bazı maddi, bedeni, kabiliyetsel vb. imkansızlık ve eksiklik gördüklerimiz, böyle düşündürebiliyor bizlere. İki örnek hikaye ile bu konuyu daha da anlaşılır hale getireceğiz inşaallah.

Birinci hikaye: Gayet zengin, nihayet derecede sanatkâr ve çok sanatlarda mahir bir zât düşünelim. Bu zat, "Âsâr-ı san'atını, hem kıymetdar servetini göstermek için âdi bir miskin adamı, modellik vazifesini gördürmek için, bir ücrete mukabil bir saatte o yaptığı gömleği giydirir, onun üstünde işler ve vaziyetler verir, tebdil eder. Hem her nevi san'atını göstermek için keser, değiştirir, uzaltır, kısaltır." Acaba şu vaziyetteki bir adam  "Bana zahmet veriyorsun, eğilip kalkmakla vaziyet veriyorsun, beni güzelleştiren bu gömleği kesip kısaltmakla güzelliğimi bozuyorsun" demeğe hak kazanabilir mi? "Merhametsizlik, insafsızlık ettin" diyebilir mi? Aynen öyle de Rabbimiz bize göz, kulak, akıl, kalb gibi havas ve letaif ile murassa' olarak giydirdiği vücud gömleğini esma-i hüsnasının nakışlarını göstermek için çok hâlât içinde bizi çevirir, çok vaziyetlerde değiştirir. (1)

İkinci hikaye: Yine zengin bir zât düşünelim. Birisini bir minarenin başına çıkarıyor. Minarenin her basamağında ayrı ayrı birer ihsan, birer hediye veriyor. Tam minarenin başında da, en büyük bir hediyeyi veriyor. O binler çeşit hediyelere karşı ondan teşekkür ve minnettarlık istediği halde; o hırçın adam, bütün o basamaklarda gördüğü hediyeleri unutup veyahut hiçe sayıp şükretmeyerek yukarıya bakar. "Keşke bu minare daha uzun olsaydı, daha yukarıya çıksaydım, ne için o dağ gibi veyahut öteki minare gibi çok yüksek değil?" deyip şekvaya başlarsa, ne kadar bir küfran-ı nimettir, bir haksızlıktır. Aynen öyle de: "Bir insan hiçlikten vücuda gelip, taş olmayarak, ağaç olmayıp, hayvan kalmayarak, insan olup, müslüman olarak, çok zaman sıhhat ve âfiyet görüp, yüksek bir derece-i nimet kazandığı halde, bazı ârızalarla, sıhhat ve âfiyet gibi bazı nimetlere lâyık olmadığı veya sû'-i ihtiyarıyla veya sû'-i istimaliyle elinden kaçırdığı veyahut eli yetişmediği için şekva etmek, sabırsızlık göstermek, aman ne yaptım böyle başıma geldi diye rububiyet-i İlahiyeyi tenkid etmek gibi bir halet; maddî hastalıktan daha musibetli, manevî bir hastalıktır. Kırılmış el ile döğüşmek gibi, şikayetiyle hastalığını ziyadeleştirir." (2) Hani tarla kimin ise, içindekiler de onundur ve başkasının sahip olması düşünülemez ya... Tarla sahibi, istediği gibi eker, ister nadasa bırakır; isterse hiç ekmez ya... Çünkü mülk sahibidir o, istediği gibi irade eder, mülkünde tasarruf eder.

               Özetle; elbette bize sormadı yaratan ve sormasına gerek de yoktu. Çünkü o, nice şer zannettiklerimiz arkasında hayırlar saklayan, nice hayır gördüklerimizin arkasındaki şerlerden bizi uzak eyleyip koruyan; bize kaldıramayacağımızı YÜKLEMEDİĞİ gibi yükümüze göre de sabır ve tahammülü verendir. Sabredelim kardeşler! Ne bu dertler ebedi, ne de bu dünya baki! Elbet bir gün bitecek bütün bu dertler! Sabrın sonu, selamet; Allah, sabredenlerle beraberdir! Sabrın mükâfatı, inşaallah Rabbin rızası ve ebedi Cennettir! Selametle...

[Dipnotlar: (1) Sözler-s.472 / (2) Lem'alar-s.216]

 
Etiketler: , , , , Bana, mı, sordu, yaratırken?,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
18 Nisan 2021
Sayı ve düzen takıntısı (#sıradışı)
18 Nisan 2021
Sıkılganlık-Bıkmışlık-Kabz-Bast halleri (#sıradışı)
18 Nisan 2021
Dert, adamı dinletir (#sıradışı)
18 Nisan 2021
Aile içi huzursuzluk -4-
18 Nisan 2021
İntiharı düşünen çocuklar
18 Nisan 2021
Ayasofya açıldı, şimdi ne olacak
18 Nisan 2021
Ailem çok üstüme geliyor!
18 Şubat 2021
Ben bu hatayı nasıl yaptım? (#sıradışı)
11 Ocak 2021
Özgüven eksikliğim var, ne yapabilirim?
29 Aralık 2020
Aile içi huzursuzluk -6-
16 Aralık 2020
Yağmur duası mı hava tahmini mi?
03 Aralık 2020
Aile içi huzursuzluk -5-
15 Kasım 2020
Aile içi huzursuzluk -4-
08 Kasım 2020
Aile içi huzursuzluk -3-
13 Ekim 2020
Aile içi huzursuzluk -1-
31 Ağustos 2020
Evlatlarımızı zehirliyorlar
09 Temmuz 2020
Sosyal medyaya kısıtlama
22 Haziran 2020
Ailem çok üstüme geliyor! (#evdekal -5-)
06 Haziran 2020
YKSye hazırlananların hali ne olacak? (#evdekal -4-)
06 Haziran 2020
Dünyanın sonu mu geliyor? (#evdekal -3-)
23 Nisan 2020
Covit - 19 Kıyamet Alameti mi? (#evdekal -2-)
19 Nisan 2020
Hangi Haberlere inanalım (#evdekal -1-)
28 Mart 2020
Tavşanlı'da Korona virüs var mı?
26 Ocak 2020
Depremler neye işaret
21 Ocak 2020
Böyle dua etmeyi dene
16 Aralık 2019
Hastaya Şifa Derde Deva Burada
14 Ekim 2019
Barış Pınarı için
03 Ekim 2019
Depremler neye işaret
03 Ekim 2019
Herşey tersine döndü
19 Ağustos 2019
Kendine format at!
04 Ağustos 2019
Kafanı kullan !
16 Haziran 2019
YKS Sonrası
16 Haziran 2019
Yarın çok geç olabilir
14 Nisan 2019
Mal mısın oğlum
07 Nisan 2019
Evlilik Kader midir?
17 Mart 2019
Yeni Zelanda olay perde arkası
15 Mart 2019
Asıl seçim başlıyor
19 Şubat 2019
Neden Sadece Ortadoğu'da?
12 Şubat 2019
Altın mı Bakır mı ?
21 Ocak 2019
Evlenmek isteyen gençlere taktikler
08 Ocak 2019
Allah beni önemsemiyor !
11 Aralık 2018
Yine kış geldi çattı!
04 Kasım 2018
Allah işi karışmasa inşallah
14 Ekim 2018
Ötüyor mu bu telefonlar
11 Ağustos 2018
Allah diyen karpuz
30 Temmuz 2018
Risk altındasınız farkında mısınız ?
30 Temmuz 2018
BÖYLE YORUM MU OLUR ?
18 Temmuz 2018
Temmuz 15 Destanı
11 Temmuz 2018
Çocuk istismarı, çocuk kaçırma, kısas ve idam!
02 Temmuz 2018
Dünya'nın en çok kar getiren işi
25 Haziran 2018
Akıllı ol bu fırsatı kaçırma
03 Haziran 2018
Teravih Sünnet mi Değil mi_?
13 Mayıs 2018
BU KEZ ORUÇ SENİ TUTSUN
07 Mayıs 2018
Ben ona günahımı vermem
23 Nisan 2018
Dinci=OUT, Dindar=IN
13 Nisan 2018
NEDEN ENGELLİYİM SUÇUM NE?
12 Nisan 2018
Dine ne gerek var
04 Nisan 2018
Bu adamın suçu ne?
31 Mart 2018
Bu adamın suçu ne?
13 Mart 2018
HESABI KİM ÖDEYECEK
28 Şubat 2018
VERMEYİNCE MABUD
19 Şubat 2018
İMAMIN YAPTIĞI ŞOK HAREKET
05 Şubat 2018
Allah ile kul arasına girilmez !
28 Ocak 2018
Şeytan nasıl HACKLENİR ?
28 Ocak 2018
CEPHEYİ TERK ETMEYİN
07 Ocak 2018
Allah'ın Namazıma ihtiyacı mı var?
26 Aralık 2017
YILBAŞI DEMİŞKEN
03 Aralık 2017
YİNE KIŞ GELDİ
12 Kasım 2017
Neden hep ben hastayım ?
06 Kasım 2017
Seviyor mu Sevmiyor mu ?
29 Ekim 2017
Güneş'in Faturasını Ödediniz mi?
04 Ekim 2017
Doğru yolu buldum ya çıkarsam
26 Eylül 2017
Haydi Bakalım Vira Bismillah
19 Eylül 2017
Nasıl Olsa Allah Affeder (mi)
26 Ağustos 2017
Kurbana ne gerek var
19 Ağustos 2017
Tesettüre ne gerek var
19 Ağustos 2017
Tesettür zor geliyorsa
09 Ağustos 2017
Allah'ı ispatla diyene kılı. çekti!
01 Ağustos 2017
Evladım cehennem dibine gitsin !
25 Temmuz 2017
Yalan Söyleyenin Feci Akıbeti
15 Temmuz 2017
Temmuz 15 Destanı
08 Temmuz 2017
İbadetlerimde devamlılık olmuyor
18 Haziran 2017
Perdeyi arala şavk gelsin
11 Haziran 2017
Kadir Gecesi Ne zaman ?
28 Mayıs 2017
BUNU YAPARSAN ORUCUN BOZULMAZ
23 Mayıs 2017
Abdussamet Öztan kimdir
19 Mayıs 2017
DÜNYA BU !
14 Mayıs 2017
Kopya çekme teknikleri
06 Mayıs 2017
NAMAZDAN ZEVK ALAMIYORUM İSTEKSİZİM BIRAKSAM MI ?
23 Nisan 2017
Kadınları Dövün Namaza Yaklaşmayın
27 Mart 2017
Bediüzzaman'ın gerçek yüzü
19 Mart 2017
Başkasının günahına ağlayan Adam !
14 Mart 2017
Günay benim, suç kimin?
07 Mart 2017
Ben özgürüm bana kimse karışamaz (!)
27 Şubat 2017
Kaderimde varsa, benim suçum ne
25 Şubat 2017
İsyankarım, günahkarım.. Perişanım!
16 Şubat 2017
Fazla kurcalama, kafayı yersin (!)
06 Şubat 2017
En güzel 14 Şubat Hesiyesi
29 Ocak 2017
Kur'an Neden Arapça ?
15 Ocak 2017
Daha erken mi yoksa ?
12 Ocak 2017
Pil zayıfsa böyle şarz edin
03 Ocak 2017
Elhamdülillah Müslümanız
25 Aralık 2016
KAFİRE EBEDİ CEHENNEM, BU NASIL ADALET ?
25 Aralık 2016
KAFİRE EBEDİ CEHENNEM, BU NASIL ADALET ?
13 Aralık 2016
Peygambere ne gerek var....
29 Kasım 2016
Hiç ölmeyecek gibi
06 Kasım 2016
Elalem Ne Derse Desin
06 Kasım 2016
Lezzet Sırları
12 Ekim 2016
NE KADAR KÖFTE O KADAR EKMEK
26 Eylül 2016
Ateist VS MÜSLÜMAN
26 Eylül 2016
Bu sefer olacak
29 Ağustos 2016
Dizi ve TV izlerken dikkat
29 Ağustos 2016
Dünyanın en kârlı işi
29 Ağustos 2016
Gelsin Yüzüne de söylerim
13 Ağustos 2016
Ben Bilmem Şeyhim Bilir
27 Temmuz 2016
Kim Bu Nurcular
20 Haziran 2016
Orucu Neler Bozmaz ?
10 Haziran 2016
DUALARIM NEDEN KABUL OLMUYOR ?
13 Mayıs 2016
FLÖRT HARAMSA NASIL EVLENECEĞİZ
17 Mart 2016
Resmileşti Dikkat !
09 Mart 2016
O KADAR ÇOK SEVİYORUM Kİ;
23 Şubat 2016
BU KADAR NANKÖRLÜK OLMAZ
15 Şubat 2016
YGS Öncesi Okunmuş Yazı
Haber Yazılımı