HER KONUDA MİLLETE SORMAK ADETİ GELENEKSELLEŞMELİDİR
POLİS HAFTASI MÜNASEBETİYLE

Bülent Alpagut
- 05062218413 MERHUM ALPARSLAN TÜRKEŞ TÜRK MİLLETİ’NİN
GÖNLÜNDE YER ALMIŞ BİR EFSANEDİR
Kim ne derse desin; merhum Alparslan Türkeş Türk Milleti’nin gönlünde yerini almış bir efsanedir. Mekanı cennet olsun. Türkiye’nin yetiştirdiği Albaylar arasında müstesna bir yeri olan bu efsane Türk Subayı gerçek bir vatansever olarak her halükarda yıllar içinde anılmayı sürdürecektir. Milliyetçi Hareket Partisi( MHP) nin kurucusu olan Alparslan Türkeş Beştepe’deki anıt mezarında yine ziyaret edildi. Aziz ruhuna Fatihalar ve Yasinler okundu. Ölümünün 29.ncu yılında hiç ölmemiş gibi…Kabrine konulan karanfillerin rengi bile şanlı bayrağımızın renkleri. Sayın Bahçeli’nin ifade ettiği gibi hiçbir menfaat vaadine aldanmamıştır. O’nu büyük yapan da bu olmuştur. Emaneti olan MHP’ye gönül verenlere, Ülkü Ocakları mensuplarına ve aziz Türk Milleti’ne başsağlığı dileklerimi bu vesileyle ifade etmek isterim. Kur’an-ı Kerim tilaveti ve dualardan mutlaka haberdar olmuştur. Ama müsterih uyusun, Türk Milleti ebediyete kadar varlığını sürdürecektir. Gerçekten bu şanlı Türk Subayı, bu görkemli lider; kesinlikle doğru bildiği yoldan ayrılmamış, ülkemizin maddi ve manevi savunucusu,koruyucusu, milli konularda fahri avukatı olarak üzerine düşeni her zaman yapmış, ülkesinin üzerine kanat germiştir. Mekanı cennet olsun. Kulaklarımda davudi sesini asla unutamıyorum. O GÜR SES HALA GÖK KUBBEMDE YANKILANIR.
HER KONUDA MİLLETE SORMAK ADETİ GELENEKSELLEŞMELİDİR
Bir hukukçu çocuğu olarak ben de ülkemizde her konuda millete gitmenin yararlı olacağını düşünüyorum. Referandum veya Halk Oylaması halkımıza saygıdır. Her konuda diyorum; bırakalım halkımız ne diyorsa o olsun. Böylece dünyanın en büyüğü olalım. Rabbim kulunu yaratırken cüzi bir irade ile yaratmıştır. İnsan aklını kullanarak doğruyu bulabilmektedir. İnsanların akıllarında öyle güzel çözümler var ki bunu görmek mümkündür. Her konuda belirli bir günde halkımıza, oy verme yeterliliğine sahip bireylerimize soralım. Görülecektir ki halkımızın arzu ve isteği anında ortaya çıkacaktır.Tavşanlı’da belediyemiz gücü oranında programındaki sorunları çözmek için çabalıyor. Tavşanlı Belediyesi ülkemizdeki belediyeler içinde borcu olmayan bir belediye olarak biliniyor. Keşke gücü yüksek olabilseydi de programını tam olarak gerçekleştirebilseydi. Olumsuzluklar karşısında zorlanmasıydı. Ülkemizde bir süredir tasarruf tedbirleri çerçevesnde bazı hizmetler askıda. Son olarak Tavşanlı İlçe Emniyet Müdürlüğü Hizmet Binası hayata geçirilebildi. Bu sevindirici olmuştur. Bir öğretmenevi macerası da sayın milletvekilimizin ve ekibinin sayesinde hizmete açılabilmiştir. Bu diğer bir mutluluğumuz olmuştur. Bu arada sokak hayvanlarını bir yerde toplamak ve toplanan sokak hayvanlarını aşılamak, kulaklarına toka takmak, bu hayvanların daha güzel şartlarda yaşamlarını sürdürmek açısından yapılan Barınma tesis ve imkanları mutlu sona ulaşmıştır. Bu konuda başta sayın valimiz,sayın kaymakamımız ve sayın belediye başkanımıza teşekkür borçluyuz. Mevcut Adalet Sarayımız’ın genişletilmesi projesinin ise raftan indiğini öğreniyoruz. Yeni Çevre Yolu’nun güzergahının da belirlenmekte olması ayrı bir sevincimizdir. Bana kalırsa Tavşanlı Halkı’nın önüne zaman zaman sandık çıkarılmalı ve Tavşanlı’da nelerin yapılabileceği, nelerin yapılmaması gerektiği sorulmalıdır. Bu yerel iradenin yerden göğe kadar hakkıdır. Mademki halkımız mevcut belediye yönetimine”evet” demiştir,öyleyse başta belediyemiz olmak üzere diğer yerel yönetimlerde halkmız belirleyici olabilmelidir. Belediyemiz için halka gitmek belediyeyi güçlendirir, uyarıcı olur,büyük projelerin,vizyon projelerin gerçekleşmesinde etkili olur. Tekrar ediyorum; Tavşanlı’da binlerce kişinin görüşü mü önemlidir yoksa birkaç kişinin görüşü mü? Sormaktan kimse çekinmemelidir. Sorun halkımıza alın yanıtı. Yaparsınız yapmazsınız bilemem. Ama yaparsanız iradeye saygınızı göstermiş olursunuz. Hatırlayın; bir ara,yıllar öncesinde Tavşanlı’nın doğal merası görünümündeki MOYMUL Ovası’na küçük ölçekli bir havaalanı gündeme getirilmişti. Merhum babam avukattı. Bu projenin karşısına çıkıp mücadele edenlerdendi. İyi ki olmadı. Bir ara Moymul Ovası’na küçük ölçekli bir Çimento Fabrikası gündemdeydi. Allah’tan Tavşanlı Halkı” Hayır” dedi de gerçekleşmedi. Bir ara Çobanköy yakınlarındaki Organize Sanayi Bölgesi’ne yakın bir yerde zehirli Katı Atık Bertaraf Tesisi düşünülüyordu. Kıyamet kopmuştu. Allah’tan gerçekleşmedi. Aliköy yakınlarına bir Atık Havuzu gündemdeyken kanser tehlikesi dikkate alınarak bu projeye “ Hayır” denildi de bu gerçekleşmedi. Son olarak Tavşanlılı milletvekiliyle ,sendikasıyla, işçisiyle, halkıyla itiraz ederek Tunçbilek’in özelleştirmesinin önüne taş koydu. Konu buzdolabına kaldırıldı. Yetmez tümden ortadan kalkmalıdır. Bakın ben şahsen su saatlerine kart uygulamasına karşıydım. Benim gibi niceleri de öyleydi. Bu da halkımıza sorulabilseydi. Her fikre hürmet şarttır. Kişinin fikrine hürmet gerekir. Bunun yolu da sandıktan geçer. Tavşanlılı her sıkıntı yaratan konuda mutlaka sandığa gitmelidir.
POLİS HAFTASI MÜNASEBETİYLE TÜM POLİSLERİMİZİ
KUTLUYOR GÖZLERİNDEN ÖPÜYORUM
Bir Polis Haftası daha yaşıyoruz. Polis bizim için izahı mümkün olmayan bir değer, bir güç, bir kazanç ve iftihar vesilesidir. Allah polisimizi korusun. 7/24 görev başında olan bu süper güç yerinde karnını bile doyuramamış, uyuyamamış, hep nerede bir sıkıntı varsa, bir kaza, bir miting, bir gösteri, bir yürüyüş,bir çatışma, bir intihar girişimi,bir spor müsabakası, bir genel kurul, bir karşılama ve uğurlama, bir açılış ve temel atma ve birçok etkinlikte hep görev almıştır. Bir devlet büyüğü mü geliyor? Polisimiz görevdedir. Bir devlet büyüğü mü uğurlanıyor keza yine görev başındadır. Ben herkesin masalarda karnını doyururken, polisimizin elindeki kumanya ile yetindiğini görmüşümdür. Polisimizin huzur içinde uyumasını, bizler gibi şen ve şakrak anlar geçirmesini, mutlu olmasını, bir masada oturup bizler gibi karnını doyurmasını, kim istemez? Mecbur olmadığı halde görev sınırları dışında da hizmet veren bu güzel insanlar saygıyı ve sevgiyi her zaman hak etmişlerdir. Bugün kaçımız bir polis merkezinde bir polisimizin çayını içmeye gider? Protokol Amiri olduğum yıllarda bir ayağım poliste olurdu. Sayın kaymakamlarımızın bazıları Yılbaşı gecesini dahi Polis merkezinde geçirmeyi tercih etmişlerdir( Bekir Sıtkı Hanlıoğlu’na sonsuz selamlarımı sunuyorum) Ben ble birkaç kez Yılbaşı gecelerinde onlarla beraber olmuşumdur. Polis te etten ve kemiktendir. Onların da duyguları,düşünceleri, arzuları,hayalleri vardır. Taşıdıkları silah kutsal emanetleri, giydikleri üniforma gurur kaynaklarıdır. Bakın yıllar içinde Polis Haftaları ve Polis Günleri birçok polis kardeşimle birlikte oldum. Kimisi rütbeli kimisi sadece bir polis memuruydu. Trafik polisiydi.Gümrük polisiydi. Deniz polisiydi.Makam polisiydi.Çevik Kuvvet polisiydi. Narkotik polisiydi.Sivil polisti. Birçok alanda çeşitli görevler yapan polislerdi. Sevgili Behçet Aslan kaymakamlarımızın koruma polisiydi. Yerinde makam otosunu kullanırdı. Merhum Süleyman ve Şah İsmail,Şaban trafik polislerimizdi. Tavşanlılı , Tavşanlı’da görev yapan polis kardeşlerimizi, emniyet müdüründen emniyet amirine, sivil polisinden idari görev yapan polisine, derneklerde çalışan polisinden ehliyet biriminde çalışan polisine hepsini bugün de hatırlar. Ölenleri saygıyla ve rahmetle anarken, yaşayanları özlemişcesine anar durur. İlçe Emniyet Müdürleri; Şuayip Doğanç, Ömer Çoban, Süleyman Parmaksız, zamanın emniyet amirleri sonra müdür oldular; Halil Çalık,Hikmet Zehir, Bigalı Polis Mehmet, Seliköylü Kadir Girgin, polis Seliköylü Abdullah Alpaslan Balıkesirli polis Eşref, polis Hasan Çam, polis Temel Sepetçi, polis İlyas, Polis Ali, polis Haydar, polis Abdullah, polis Orhan Kalpaklı, polis Behçet, trafik polisleri, Süleyman , Şah İsmail, Yaşar, Şaban ,polis Himmet, polis Avni,polis Mustafa, polis Topal Hasan, polis Oğuz Atak, polis Mithat Yalnıztürk,polis Karasu, polis Sami Koçaker,polis Cemal Coşkun, Polis Memiş, Bekçiler; Hasan, Ali, Yaşar Yaylacık, Mehmet, Seliköylü Abdullah, Süreyya, Basri, Ziya, hala anılardadır, unutulmamışlardır. Bu bir vefadır. Tavşanlı’nın en unutulmazlarından bir ara TBMM Koruma Amiriydi Şuayip Doğanç’ın ayrı bir yeri, İzmir İl Emniyet Müdür yardımcılarından Süleyman Parmaksız’ın da ayrı bir yeri vardır. Bunların arasında Tavşanlılının enişteleri de vardır. Orhan Kalpaklı merhum Hüseyin Tarhan’ın damadıydı. Sevgili Behçet’in de gelini Tavşanlılıdır. Polis Mustafa da eniştemizdi. Bu arada yurdun muhtelif yerlerinde görev yapan çocuklarımız içinde polisler de var. Örneğin; Abdullah Ünal’ın oğlu Bülent Ünal Sivas’ta İl Emniyet Müdürlüğü’nde görevlidir. Moymullu Polis memuru ÇMustafa Yörük te Edremit’tedir. Merhum Emniyet Müdürü Esmerlerin Tekin Özdoğan da Tavşanlılı idi. Hemşehrilerimizden polisler arasında Ali Peker, İhsan Ünür, Yunus Kocaman, İsmail Şener,İsmail Kahraman, Erhan Korkmaz da var.
Yeni İlçe Emniyet Müdürlüğü Hizmet Binası’nın eski yıktırılan bina arsasında yeniden inşasına başladığını öğrendim. Çok mutlu oldum. Milletvekilimiz Mehmet Demir’in ülkenin en sıkıntılı anında mevcut on emniyet müdürlüğü hizmet binasından birini alıp Tavşanlı’ya getirmesi sevindiricidir. Tasarruf döneminde beklenmedik bir başarıdır. Yeni binamızı inşallah gelecek yıl törenle hizmete açarız. Mutluluğumuz büyük olur. “Tavşanlı’da Çevik Kuvvet olur mu?” Sorusuna muhatap oluyorum. Bilemem. Bunu sevgili milletvekilimiz Mehmet Demir bilir. Uygunsa neden olmasın ki? Bayan polis memurlarının çokluğu hepimizi sevindirir. İl namzedi bir ilçeye de yakışır. Polisimizin haftası ve polis günümüz şimdiden kutlu olsun. Sayın ilçe Emniyet müdürümüzün şahsında tüm polislerimizin haftasını ve gününü kutluyorum. İstanbul’da hemşehrimiz Polis Halis Kahraman Basın mensubu ve fahri trafik müfettişidir.
01.04.1945’ TE DOĞDU VE 27.10.2020’DE HAKK’A KAVUŞTU
Sevgili dostum, Fethi Demirat şu yalan dünyanın tamı tamına 26 yıl 06 gün 75 yıl misafiri olduktan sonra Hakk’a kavuşmuştu. Bugün itibariyle sevgili eşi Aysun Kardeşimle birlikte ebedi istirahatgahında birlikteler. Zamanının bir bölümünü merhume eşi Aysun kardeşimin mezarını ziyarete ayırırdı. Eşini kaybettitten sonra kanadı kırık bir kuş gibi olmuştu. Eski heyecanı ve şevki kalmamıştı. Gerek okul dönüşlerimde,erekse tatil günlerinde ve özellikle cumartesi günleri mütevazı işyerine uğrardım. Önce kendisini kızdırırdım. Bir tek sözcük yeter de artardı bile….” İşkembe”sözcüğüne karşı alerjisi vardı. Bu sözcüğü ağzımdan çıkardığımda demir yumrukları sırtımda patlardı. Sonra bir annenin yavrusuna sarıldığı gibi belime sarılırdı. Ödeşirdik.
Merhum Fethi, merhum babası Muharrem Usta’nın yanında mesleğinin zirvesine çıkmış, gerçek bir ayakkabı-iskarpin ustasıydı. Bugüne kadar sadece bana diktiği,yıllar içinde eskitemediğim ayakkabılardan biri hala duruyor. Ayak ölçülerini büyük bir hassasiyetle alırdı. Malzemenin en iyisini kullanırdı. O’nun yaptığı ayakkabılarI,iskarpinleri yıllar eskitemezdi. Keşke hayatta olsaydı da hala o eskimeyen ayakkabı ve iskarpinleri üretmeyi sürdürebilseydi. Bir ara son işyerinin bulunduğu ,merhum camcı Çakır’a komşu küçük işyerinde merhum babasıyla birlikte oldular. Daha sonra son işyerinde,bir zamanlyarın usta helvacısı Ekiz’e komşu köşe dükkandalardı. Merhum Fethi’ye her Nisan ayı girdiğinde “ Nisan Bir” yapardım. Çünkü Nisan Aylının ilk günü doğmuştu. Ama 2021 yılının Nisan Ayında bu şakayı yapamadım. Çünkü artık aramızda değildi Gönüllerdeki yerini almıştı. Merhum Fethi’nin yaşxamının bir bölümü yıllar öncesinde Değirmisaz’da geçmiştir. Ailesiyle buradaydı. Balıkesirli bir Aile olmalarına karşın bir Tavşanlı sevdalısı olara yaşadılar.Bir Tavşanlılı olarak yaşadılar. Sevildiler. Merhum Fethi avcılık ta yapardı. Bir ara Avcılık ve Atıcılık Spor Kulübü’nün yönetimindeydi. Başkanlık ta yapmıştı. Bana çok kereler avcılar ile ilgili anılarını anlatırdı.” Yalan çanı” diye bir çandan söz ederdi. Avcılar yalanı sevdikleri için bazen sınırı aştıklarında bir avcı gider çanı bir kez çalarmış. “Yalan çanı” buradan geliyormuş. Sevgili Fethi ‘nin başka bir hüneri daha vardı; beli ağrıyanlar, dizi ağrıyanlar solu O’nun yanında alırlardı. Kulakları çınlasın GLİ Müessesesi’nin unutulmazlarından müdür yardımcısı Ravi Hacıalioğlu bile ne zaman beli tutulsa,ağrısa kendisini arardı. Bir kez birlikte evlerine gitmiştik. İki büklüm Hacıalioğlu’nu küçük bir hareket ve hamleyle sağlığına kavuşturmuştu. Kendisine el verenlerin sihiri yıllarca hep birçok kişiye şifa olmuştur. Ameliyat gerektiren, kendisini aşan konularda hastaneleri, doktorları adres gösterirdi. Bir gün beni bile ayakkabı dükkanının üst katındaki operasyon odasında tamir ve bakıma almıştı. Mekanı cennet olsun kardeşimin. Linyitspor sevdalısıydı. Albümünde spor fotoğrafları çoğunluktaydı. Linyitspor’un antrenmanlarını kaçırmazdı. Maçlarına giderdi. Deplasmanlara dahi arkadaşlarıyla gitmiştir. Mesleğiyle ilgili dernekte de emeği vardır. Merhum Fethi Demirat’ın mütevazı işyeri bir adresti. Ptt müvezzileri,dağıtıcıları bilemedikleri adresleri kendisine sorarak öğrenirlerdi. Tavşanlı Fotoğrafı’nın önemli bir karesiydi. Merhum Fethi Demirat olmadığı sürece bu fotoraf eksik bir fotoğraf olarak kalacaktır. Zaman zaman komşusu Tevfik’e telefonla Fethi’ye selam gnderirdim. Ama artık selam gönderemiyorum. Fethi rahmetliyi sorduğumda artık bana Tevfik’in yanıtı.”İyidir inşallah Bülent Hoca” oluyor. Ben bu yazımı sağlığında yazmak isterdim. Ama olmadı. Bu kez doğum gününü Es geçtim. Mekanı cennet olsun……Artık Fethi hoş bir seda olarak kalacaktır.