17 Mayıs 2026 - Pazar

HER KONUDA MİLLETE SORMAK ADETİ GELENEKSELLEŞMELİDİR

POLİS HAFTASI MÜNASEBETİYLE

Yazar - Bülent Alpagut
Okuma Süresi: 16 dk.
Bülent Alpagut

Bülent Alpagut

- 05062218413
Google News

  MERHUM  ALPARSLAN TÜRKEŞ TÜRK MİLLETİ’NİN
                     GÖNLÜNDE YER ALMIŞ BİR EFSANEDİR         

      Kim ne derse desin; merhum Alparslan Türkeş  Türk Milleti’nin gönlünde yerini almış bir efsanedir. Mekanı cennet olsun.  Türkiye’nin yetiştirdiği Albaylar arasında müstesna bir yeri olan bu efsane Türk Subayı gerçek bir vatansever olarak her halükarda yıllar içinde anılmayı sürdürecektir. Milliyetçi Hareket Partisi( MHP) nin kurucusu  olan  Alparslan Türkeş Beştepe’deki  anıt  mezarında yine ziyaret edildi.  Aziz  ruhuna   Fatihalar ve Yasinler okundu. Ölümünün 29.ncu  yılında hiç ölmemiş gibi…Kabrine konulan karanfillerin rengi bile şanlı bayrağımızın renkleri. Sayın Bahçeli’nin ifade ettiği gibi hiçbir menfaat vaadine aldanmamıştır. O’nu büyük yapan da bu olmuştur. Emaneti olan MHP’ye  gönül verenlere, Ülkü Ocakları mensuplarına ve aziz Türk Milleti’ne başsağlığı dileklerimi bu vesileyle ifade etmek isterim.  Kur’an-ı Kerim tilaveti ve dualardan   mutlaka haberdar olmuştur.  Ama müsterih uyusun, Türk Milleti ebediyete kadar varlığını sürdürecektir. Gerçekten bu şanlı Türk Subayı, bu görkemli lider; kesinlikle doğru bildiği yoldan ayrılmamış, ülkemizin  maddi ve manevi savunucusu,koruyucusu, milli konularda fahri avukatı  olarak üzerine düşeni her zaman yapmış, ülkesinin üzerine kanat germiştir.  Mekanı cennet olsun. Kulaklarımda davudi sesini asla unutamıyorum. O GÜR SES HALA GÖK KUBBEMDE YANKILANIR.

          HER  KONUDA MİLLETE SORMAK ADETİ GELENEKSELLEŞMELİDİR 
       Bir hukukçu çocuğu olarak  ben de ülkemizde her konuda millete gitmenin yararlı olacağını düşünüyorum.  Referandum veya Halk Oylaması   halkımıza saygıdır.  Her konuda diyorum; bırakalım halkımız ne diyorsa o olsun. Böylece dünyanın en büyüğü olalım.  Rabbim kulunu yaratırken cüzi bir irade ile yaratmıştır. İnsan  aklını kullanarak doğruyu bulabilmektedir.  İnsanların akıllarında öyle güzel çözümler var ki bunu görmek mümkündür.  Her konuda belirli bir günde halkımıza, oy verme yeterliliğine sahip bireylerimize soralım. Görülecektir ki  halkımızın arzu ve isteği  anında ortaya çıkacaktır.Tavşanlı’da belediyemiz gücü oranında  programındaki sorunları çözmek için çabalıyor.  Tavşanlı Belediyesi  ülkemizdeki belediyeler içinde borcu olmayan bir belediye olarak  biliniyor. Keşke gücü yüksek olabilseydi de programını tam olarak gerçekleştirebilseydi. Olumsuzluklar karşısında   zorlanmasıydı.   Ülkemizde bir süredir tasarruf tedbirleri çerçevesnde bazı  hizmetler askıda. Son olarak Tavşanlı İlçe Emniyet Müdürlüğü Hizmet Binası   hayata geçirilebildi. Bu sevindirici olmuştur.  Bir öğretmenevi  macerası da  sayın milletvekilimizin ve ekibinin sayesinde hizmete açılabilmiştir. Bu diğer bir mutluluğumuz olmuştur.  Bu arada sokak hayvanlarını bir yerde toplamak ve toplanan sokak hayvanlarını aşılamak, kulaklarına toka  takmak, bu hayvanların daha güzel şartlarda yaşamlarını sürdürmek açısından yapılan Barınma  tesis ve imkanları  mutlu sona ulaşmıştır. Bu konuda başta sayın valimiz,sayın kaymakamımız ve sayın belediye başkanımıza  teşekkür borçluyuz. Mevcut Adalet Sarayımız’ın genişletilmesi projesinin ise raftan indiğini öğreniyoruz. Yeni Çevre Yolu’nun  güzergahının da belirlenmekte olması ayrı bir sevincimizdir.  Bana kalırsa Tavşanlı Halkı’nın önüne zaman zaman sandık çıkarılmalı ve Tavşanlı’da nelerin yapılabileceği, nelerin yapılmaması gerektiği sorulmalıdır.  Bu yerel iradenin  yerden göğe kadar hakkıdır.  Mademki halkımız mevcut belediye  yönetimine”evet” demiştir,öyleyse  başta belediyemiz olmak üzere diğer yerel yönetimlerde halkmız belirleyici olabilmelidir. Belediyemiz için halka gitmek  belediyeyi güçlendirir, uyarıcı olur,büyük projelerin,vizyon projelerin gerçekleşmesinde  etkili olur. Tekrar ediyorum; Tavşanlı’da binlerce kişinin görüşü mü önemlidir yoksa birkaç kişinin görüşü mü? Sormaktan kimse çekinmemelidir.  Sorun halkımıza alın yanıtı.  Yaparsınız yapmazsınız bilemem. Ama yaparsanız iradeye saygınızı göstermiş olursunuz. Hatırlayın; bir ara,yıllar öncesinde Tavşanlı’nın doğal merası görünümündeki  MOYMUL Ovası’na küçük ölçekli bir havaalanı  gündeme getirilmişti. Merhum babam avukattı.  Bu projenin karşısına çıkıp mücadele edenlerdendi. İyi ki olmadı. Bir ara Moymul Ovası’na küçük ölçekli bir Çimento Fabrikası gündemdeydi. Allah’tan Tavşanlı Halkı” Hayır” dedi de gerçekleşmedi. Bir ara Çobanköy yakınlarındaki Organize Sanayi Bölgesi’ne yakın bir yerde zehirli Katı Atık Bertaraf Tesisi düşünülüyordu. Kıyamet kopmuştu. Allah’tan gerçekleşmedi.  Aliköy yakınlarına bir Atık Havuzu gündemdeyken kanser tehlikesi dikkate alınarak bu projeye “ Hayır” denildi de  bu gerçekleşmedi. Son olarak Tavşanlılı milletvekiliyle ,sendikasıyla, işçisiyle, halkıyla  itiraz ederek Tunçbilek’in özelleştirmesinin önüne taş koydu.  Konu buzdolabına kaldırıldı. Yetmez tümden ortadan kalkmalıdır.  Bakın ben şahsen su saatlerine  kart uygulamasına karşıydım. Benim gibi niceleri de öyleydi. Bu da halkımıza sorulabilseydi. Her fikre hürmet şarttır.  Kişinin fikrine hürmet  gerekir.  Bunun yolu da sandıktan geçer.  Tavşanlılı her sıkıntı yaratan konuda mutlaka sandığa gitmelidir. 

            
    POLİS HAFTASI MÜNASEBETİYLE  TÜM POLİSLERİMİZİ
                 KUTLUYOR  GÖZLERİNDEN ÖPÜYORUM
                                      
                          
                                   
       Bir Polis Haftası daha  yaşıyoruz.  Polis bizim  için  izahı mümkün olmayan bir değer, bir güç, bir kazanç ve iftihar vesilesidir. Allah polisimizi korusun. 7/24 görev başında olan bu süper güç yerinde karnını bile doyuramamış, uyuyamamış, hep nerede bir sıkıntı varsa, bir kaza, bir miting, bir gösteri, bir yürüyüş,bir çatışma, bir intihar girişimi,bir spor müsabakası, bir genel kurul, bir karşılama ve uğurlama, bir açılış ve temel atma ve birçok etkinlikte hep görev almıştır.  Bir devlet büyüğü mü geliyor? Polisimiz görevdedir. Bir devlet büyüğü mü uğurlanıyor keza yine görev başındadır.  Ben herkesin masalarda  karnını doyururken, polisimizin elindeki kumanya ile yetindiğini görmüşümdür. Polisimizin huzur içinde uyumasını, bizler gibi şen ve şakrak anlar geçirmesini, mutlu olmasını, bir masada oturup bizler gibi karnını doyurmasını, kim istemez? Mecbur olmadığı halde görev sınırları dışında da hizmet veren bu güzel insanlar  saygıyı ve sevgiyi her zaman hak etmişlerdir. Bugün kaçımız bir polis merkezinde bir polisimizin çayını içmeye gider? Protokol Amiri olduğum yıllarda bir ayağım poliste olurdu. Sayın kaymakamlarımızın bazıları Yılbaşı gecesini dahi Polis merkezinde geçirmeyi  tercih etmişlerdir( Bekir Sıtkı Hanlıoğlu’na sonsuz selamlarımı sunuyorum) Ben ble birkaç kez  Yılbaşı gecelerinde onlarla beraber olmuşumdur.  Polis te etten ve kemiktendir. Onların da duyguları,düşünceleri, arzuları,hayalleri vardır. Taşıdıkları silah kutsal emanetleri, giydikleri üniforma  gurur kaynaklarıdır.  Bakın yıllar içinde Polis Haftaları ve Polis Günleri birçok polis kardeşimle birlikte oldum. Kimisi rütbeli kimisi  sadece bir polis memuruydu.  Trafik polisiydi.Gümrük polisiydi. Deniz polisiydi.Makam polisiydi.Çevik Kuvvet polisiydi. Narkotik polisiydi.Sivil polisti.  Birçok alanda çeşitli görevler yapan polislerdi.  Sevgili Behçet Aslan  kaymakamlarımızın koruma polisiydi.  Yerinde makam otosunu kullanırdı.  Merhum Süleyman  ve Şah İsmail,Şaban   trafik polislerimizdi.  Tavşanlılı , Tavşanlı’da görev yapan polis kardeşlerimizi, emniyet müdüründen emniyet amirine, sivil polisinden  idari görev yapan  polisine, derneklerde  çalışan polisinden  ehliyet biriminde çalışan polisine  hepsini bugün de hatırlar.  Ölenleri saygıyla ve rahmetle anarken, yaşayanları özlemişcesine  anar durur. İlçe Emniyet Müdürleri; Şuayip Doğanç, Ömer Çoban, Süleyman Parmaksız, zamanın emniyet amirleri sonra müdür oldular; Halil Çalık,Hikmet Zehir, Bigalı Polis Mehmet, Seliköylü  Kadir Girgin, polis Seliköylü Abdullah Alpaslan  Balıkesirli polis Eşref, polis Hasan Çam, polis Temel Sepetçi, polis İlyas, Polis Ali, polis Haydar, polis Abdullah, polis Orhan Kalpaklı, polis Behçet,  trafik polisleri, Süleyman , Şah İsmail, Yaşar, Şaban ,polis Himmet, polis Avni,polis Mustafa, polis Topal Hasan,  polis Oğuz Atak, polis Mithat Yalnıztürk,polis Karasu, polis Sami Koçaker,polis Cemal Coşkun, Polis Memiş,  Bekçiler; Hasan, Ali, Yaşar Yaylacık, Mehmet, Seliköylü  Abdullah, Süreyya, Basri, Ziya,  hala anılardadır, unutulmamışlardır. Bu bir vefadır.  Tavşanlı’nın en unutulmazlarından bir ara TBMM Koruma Amiriydi Şuayip Doğanç’ın ayrı bir yeri, İzmir İl Emniyet Müdür yardımcılarından Süleyman Parmaksız’ın da ayrı bir yeri vardır.  Bunların arasında Tavşanlılının enişteleri de vardır.  Orhan Kalpaklı merhum Hüseyin Tarhan’ın damadıydı.  Sevgili   Behçet’in de gelini Tavşanlılıdır.  Polis Mustafa da eniştemizdi.   Bu arada yurdun muhtelif yerlerinde görev yapan çocuklarımız içinde polisler de var. Örneğin; Abdullah Ünal’ın oğlu  Bülent Ünal Sivas’ta İl Emniyet Müdürlüğü’nde görevlidir. Moymullu Polis memuru ÇMustafa Yörük te  Edremit’tedir.  Merhum Emniyet Müdürü   Esmerlerin Tekin   Özdoğan da Tavşanlılı idi.  Hemşehrilerimizden polisler arasında   Ali Peker, İhsan Ünür, Yunus Kocaman, İsmail Şener,İsmail Kahraman, Erhan Korkmaz da var.
                Yeni İlçe Emniyet Müdürlüğü Hizmet Binası’nın eski yıktırılan bina arsasında yeniden inşasına başladığını öğrendim. Çok mutlu oldum.  Milletvekilimiz Mehmet Demir’in ülkenin en sıkıntılı anında mevcut on emniyet müdürlüğü hizmet binasından birini alıp Tavşanlı’ya getirmesi sevindiricidir.  Tasarruf döneminde  beklenmedik bir başarıdır.   Yeni binamızı inşallah gelecek yıl törenle hizmete açarız.  Mutluluğumuz büyük olur.  “Tavşanlı’da Çevik Kuvvet olur mu?” Sorusuna muhatap oluyorum. Bilemem. Bunu sevgili milletvekilimiz  Mehmet Demir bilir. Uygunsa neden olmasın ki? Bayan polis memurlarının çokluğu hepimizi sevindirir.  İl namzedi bir ilçeye de yakışır.  Polisimizin haftası ve polis günümüz şimdiden kutlu olsun. Sayın ilçe Emniyet müdürümüzün şahsında tüm polislerimizin haftasını ve gününü kutluyorum.  İstanbul’da hemşehrimiz Polis Halis  Kahraman  Basın mensubu ve fahri trafik müfettişidir.      
       01.04.1945’ TE DOĞDU VE  27.10.2020’DE HAKK’A KAVUŞTU 
 
   Sevgili dostum, Fethi Demirat  şu yalan dünyanın  tamı tamına  26 yıl 06 gün 75 yıl misafiri olduktan sonra  Hakk’a kavuşmuştu. Bugün itibariyle sevgili eşi Aysun Kardeşimle birlikte ebedi istirahatgahında birlikteler. Zamanının bir bölümünü merhume eşi Aysun kardeşimin mezarını ziyarete ayırırdı. Eşini  kaybettitten sonra kanadı kırık bir kuş gibi olmuştu. Eski heyecanı ve şevki kalmamıştı. Gerek okul dönüşlerimde,erekse tatil günlerinde ve özellikle cumartesi günleri mütevazı işyerine uğrardım. Önce kendisini kızdırırdım. Bir tek sözcük yeter de artardı bile….” İşkembe”sözcüğüne karşı alerjisi vardı.  Bu sözcüğü ağzımdan çıkardığımda demir yumrukları sırtımda patlardı. Sonra bir annenin yavrusuna sarıldığı gibi belime sarılırdı. Ödeşirdik. 
    Merhum Fethi, merhum babası Muharrem Usta’nın  yanında mesleğinin zirvesine çıkmış, gerçek bir ayakkabı-iskarpin ustasıydı. Bugüne kadar sadece bana diktiği,yıllar içinde eskitemediğim ayakkabılardan biri hala duruyor. Ayak ölçülerini büyük bir hassasiyetle alırdı. Malzemenin en iyisini kullanırdı.  O’nun yaptığı ayakkabılarI,iskarpinleri yıllar eskitemezdi. Keşke hayatta olsaydı da hala  o eskimeyen ayakkabı ve iskarpinleri üretmeyi sürdürebilseydi. Bir ara  son işyerinin bulunduğu ,merhum camcı Çakır’a komşu küçük işyerinde merhum babasıyla birlikte oldular. Daha sonra son işyerinde,bir zamanlyarın usta helvacısı Ekiz’e komşu  köşe dükkandalardı. Merhum Fethi’ye her Nisan ayı girdiğinde “ Nisan Bir” yapardım. Çünkü Nisan Aylının ilk günü doğmuştu. Ama 2021 yılının Nisan Ayında bu şakayı yapamadım. Çünkü artık aramızda değildi Gönüllerdeki yerini almıştı. Merhum Fethi’nin yaşxamının bir bölümü yıllar öncesinde Değirmisaz’da geçmiştir. Ailesiyle buradaydı.  Balıkesirli bir Aile olmalarına karşın bir Tavşanlı sevdalısı olara yaşadılar.Bir Tavşanlılı olarak yaşadılar. Sevildiler. Merhum Fethi avcılık ta yapardı. Bir ara Avcılık ve Atıcılık Spor Kulübü’nün yönetimindeydi. Başkanlık ta yapmıştı.  Bana çok kereler avcılar ile ilgili  anılarını anlatırdı.” Yalan çanı” diye bir çandan söz ederdi.  Avcılar yalanı sevdikleri için  bazen sınırı aştıklarında bir avcı gider çanı bir kez çalarmış. “Yalan çanı” buradan geliyormuş.  Sevgili  Fethi ‘nin başka bir hüneri daha vardı; beli ağrıyanlar, dizi ağrıyanlar solu O’nun yanında alırlardı. Kulakları çınlasın GLİ Müessesesi’nin unutulmazlarından müdür yardımcısı Ravi Hacıalioğlu bile ne zaman beli tutulsa,ağrısa  kendisini arardı. Bir kez birlikte evlerine gitmiştik. İki büklüm Hacıalioğlu’nu küçük bir hareket ve hamleyle sağlığına kavuşturmuştu. Kendisine el verenlerin sihiri yıllarca hep birçok kişiye şifa olmuştur.  Ameliyat gerektiren, kendisini aşan konularda hastaneleri, doktorları  adres gösterirdi.  Bir gün beni bile ayakkabı dükkanının üst katındaki  operasyon odasında tamir ve bakıma almıştı. Mekanı cennet olsun kardeşimin.  Linyitspor sevdalısıydı.  Albümünde spor fotoğrafları  çoğunluktaydı.  Linyitspor’un antrenmanlarını kaçırmazdı. Maçlarına  giderdi. Deplasmanlara dahi arkadaşlarıyla gitmiştir. Mesleğiyle ilgili dernekte de emeği vardır. Merhum Fethi  Demirat’ın mütevazı işyeri bir adresti.  Ptt müvezzileri,dağıtıcıları  bilemedikleri adresleri kendisine sorarak öğrenirlerdi.  Tavşanlı Fotoğrafı’nın önemli bir karesiydi.  Merhum Fethi Demirat olmadığı sürece bu fotoraf eksik bir fotoğraf olarak kalacaktır. Zaman zaman komşusu Tevfik’e telefonla  Fethi’ye selam gnderirdim.  Ama artık  selam gönderemiyorum. Fethi rahmetliyi sorduğumda artık bana  Tevfik’in yanıtı.”İyidir inşallah Bülent Hoca” oluyor. Ben bu yazımı sağlığında yazmak isterdim. Ama olmadı. Bu kez doğum gününü Es  geçtim. Mekanı cennet olsun……Artık Fethi hoş bir seda olarak kalacaktır. 

 

               

 

 

 

#
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Tüm Yazıları