GÖRÜNMEYEN HİZMETLER GÖRÜNEN HİZMETLERDEN
GÖRÜNMEYEN HİZMETLER GÖRÜNEN HİZMETLERDEN DAHA ÖNEMLİDİR

Bülent Alpagut
- 05062218413
GÖRÜNMEYEN HİZMETLER GÖRÜNEN HİZMETLERDEN
DAHA ÖNEMLİDİR
Merhum Belediye Başkanlarından Haşim İşcan ve merhum Kayseri Belediye Başkanlarından Osman Kavuncu genellikle önce yerin altına girmişler, daha sonra yerin üzerinde hizmet vermişlerdir. Ben merhum Haşim İşcan’ı görmedim. Ama merhum Ahmet kavuncu’nun Kayseri’de ne kadar sevildiğini, ne kadar büyük hizmetlere imza attığını duyanlardanım. 1960 Askeri Darbesi’ni takip eden haftalar içinde Kayseri’ye Yedek Subay Öğretmen olarak gittiğim günlerde merhum Kavuncu’nun neler yaptığını öğrenmiştim. Mekanı cennet olsun. O kadar başarılıydı ki zamanın Başbakanlarından merhum Adnan Menderes ‘in bile dikkatini çekmiş,Kayserililerin yalvarmalarına rağmen kendisini Ankara’ya milletvekili olarak götürmüştü.
Bir belediye başkanı eğer göreve başladıktan sonra önce yerleşim biriminin altına giriyorsa değerlidir. Çünkü yerin altındaki kanalizasyon şebekesi, su şebekesi, elektrik şebekesi, telefon şebekesi logarlar,pis su ve az kirli ev atıklarının gittiği şebeke görünmeyen hizmetler grubundadır. Bu hizmetleri yapan belediyeler hiçbir hizmet yapmamış gibi değerlendirilir. Çünkü insanlarımız binbir çeşit çiçekle donatılmış refüjleri, park ve bahçeleri , makyaj yapılan yapıları,cicili bicili şeyleri,renkli aydınlatmaları vesaire diğerlerini görmekten mutlu olurlar.
Kulakları çınlasın! Sevgili ve uzun süre belediye başkanlığı yapan sevgili şehir planlamacısı Mustafa Güler,her tarafı hallaç pamuğu gibi attığı günlerde bütün şimşekleri üzerine çekmişti. Her taraf kazılmıştı. Ama neticede birçok konuda çözüme gidilmişti. Bakın sevgili Güler’in önemli bir yatırımı olan Göbel Kaplıcaları’ndaki turistik Otel bile altın yumurtlayan bir tavuk olmuştur. Sevgili belediye başkanımız Ali Kemal Derin ve meclis üyelerinin çabalarıyla Bursalı bir hizmet zinciri sahibine ihale edilmiştir. Daha şimdiden Tavşanlı Belediyesi’nin aylık kasasına bir milyon 171 bin TL girmiş gibi bakılabilir.. Ki bu 10 yıl boyunca devam edecektir. Sevgili Mustafa Güler’e” Köstebek” lakabı takanlar bu gün kendisinin yaptığı hizmetlere alkış tutmaktadır. Aynı” Köstebek” yakıştırmasının sayın belediye başkanımız Al Kemal Derin” için de kullanıldığı kulaklarıma geliyor. Neden? Çünkü sayın Derin de yerin altına girmiştir. Su şebekesinin birçok noktada yenilenmesi konusunda büyük bir hamle içindedir.Yıllar içinde bastıra bastıra ifade ettiğim sağlıksız,basınca dayanıksız su boruları artık bir daha kullanılmayacaktır. Elektrik şebekesinin yerin altına peyderpey alınması meselesinde de epeyce bir mesafe alınmıştır. Göze hitabetmeyen, estetik açıdan görüntü kirliliği yaratan telefon kablolarının da bir süre sonra yerin altına alınması bile büyük bir hizmetler zincirinin baklalarından birisini oluşturacaktır. Sevgili belediye başkanımız hangi partiden olursa olsun ki YRP’dendir, Tavşanlı’nın çalışkan, dürüst, efendi, hastalığında bile elektrikli sandalyesiyle TBMM Salonunda birçok kurum ve kuruluşun derdini dile getiren merhum Tepecikli Ahmet Derin’in kültürlü,ileri görüşlü,sempatik evladıdır. Aslan’ın yavrusu aslan olur. Merhum Ahmet Derin bizim Aslan’ımızdı. Mekanı cennet olsun sevgili dostumun. Bana bile zaman zaman çantasını verir, içinden işime yarayanları değerlendirmemi isterdi. Ömrü vefa etmedi. Kulakları çınlasın bir ara TBMM Başkanı’ydı Doç. Dr. Mustafa Kalemli ve merhum bir zamanlar bakandı sevgili arkadaşım Av. H. Cavit Erdemir döneminde üç milletvekili çıkaran Tavşanlı’nın bir hizmetkarıydı. Kalemli’ye:” Abi” diye hitabederdi.Ben de kendisinin abisiydim.
Sevgili Tavşanlı Belediyesi’nin mevcut başkanı Ali Kemal Derin “ Ne kadar ekmek o kadar köfte” diyerek hizmet vermeyi sürdürüyor. Eh! Elinde paran varsa harcarsın,yoksa mevcutla yetinirsin. Tavşanlı Belediyesi de ayakta durabilmek için ayağını yorganına kadar uzatıyor. Bunu yapmaktan başka çaresi var mı? Ben borçlu belediyeleri sevmem. Borçsuz belediyelerin başımın üzerinde yeri vardır. Tavşanlı Belediyesi’nin belli bir program çerçevesinde üretici konuma gelmesi en büyük dileğimdir. Tavşanlı Belediyesi istihdam yaratıcı hizmetlere doğru korkmadan yürümelidir. Ne kadar çok hizmet o kadar çok istihdamdır. Belediyeler üretici oldukları sürece her zaman sorunlarını çözmede sıkıntı yaşamayacaklardır. Tavşanlılılar,belediyemizden belki çok şeyler istiyorlar; ama insaflı olmak gerekiyor. Var da yapmıyorlar mı? Ne kadar bütçeleri varsa bunun dışına çıkmak istemiyorlar. Bir şeyleri mi satıyorlar? Hayır bunu da yapmıyorlar. Çalışanlarının maaşlarını,ücretlerini mi ödeyemiyorlar? Hayır bir sıkıntı yok. Sabırla sevgili Ali Kemal Derin ve değerli meclis arkadaşlarının yaptıklarını dikkatle izleyeceğiz. Tavşanlı Belediyesi ülkemizdeki belediyeler arasında olması gereken yerdedir. Uygarca ilişkiler içindedir. Tavşanlı Belediyesi’nde hiçbir siyasi parti ayırımı da söz konusu değildir. Bir belediye başkanı sayın valiyle,sayın kaymakamla, sayın bürokratlarla,üstelik sayın milletvekilleriyle,yerleşim birimindeki halkla , samimi bir dialog içindeyse mesele yoktur. Dileğim; Tavşanlı’nın vizyon projelerinde Tavşanlı Belediyesi’nin en önde yer almasıdır.Bunlara öncülük etmesidir. Bana göre Tavşanlı’da belediye açısından olumsuz bir şey söz konusu değildir. Belediye tıkır tıkır görevini icra etmektedir.
MADDİ DEĞERİ KÜÇÜK AMA MANEVİ DEĞERİ BÜYÜK
Yıllardır dünyada hemen hemen istisnalar dışında bütün ülkelerde plaket,taktirname ,teşekkür,onur belgesi,madalya ,kupa gibi hediyeler verilir. Bu gelenek haline gelmiştir. Plaket; değişik biçimlerde hafif kabartmalı veya kabartmasız ,oymalı küçük madeni levhalardır. Son yıllarda cam ağırlıklı hatta ahşap olarak ta verilmeye başlanmıştır. Kimlere veriliyor? Bir kimseye, bir kurum ve kuruluşa, bir derneğe, cemiyete,sendikaya, vakfa, topluluklara da verilebiliyor. Neden veriliyor? Bir hizmete veya hizmetlere,bir başarıya karşılık olarak veriliyor.Ayıptır söylemesi bende 35 kadar var.Bana verilen plaketlerden eğer tesbih yapılabilseydi, bu tesbihin imamesi mutlaka Allah kendisine hayırlı,bereketli ömürler versin, devlet adamımız, Tavşanlı’nın yetiştirdiği,gelmiş geçmiş en büyük siyasetçi olarak gördüğüm , en büyük değerlerimizden,eski TBMM Başkanı( bakanlıklar da yaptı) bana verdiği TBMM Amblemli Plaket olurdu. Benim için çok değerli. Bazen plaketlerimi küçük bir çocuk gibi dizip,bu plaketi ilk sıraya koyup keyiflenirim.
Taktirname; Kaliteli bir kağıda ,bir makam tarafından yazılmış övgülü sözleri kapsayan, imzalı bir övgü kağıdıdır. Genel olarak kolayca yırtılmaması için mukavva türünden kağıtlara yazılır. Bu taktirnameleri yine sayın Cumhurbaşkanları, bakanlar, daire başkanları, genel müdürler ,valiler,kaymakamlar, birim müdürleri verirler. Ayıp olmasın bende de bayağı var. Satsam satılmaz,Yesem yenilmez. Bir şeye karşılık verilmez. Ama dedim ya manevi değeri yüksek vesikalardır. Anadolu Ajansı Genel Müdürlüğü ‘nden iki tane onur belgem var. Küçük çocukların değer verdikleri oyuncaklar misali özenle saklıyorum.
Teşekkür; Yapılan bir harekete karşı memnuniyetini gösterme ,minnetini bildirmedir. Teşekkür Belgesi ise; bunun kağıt üzerine dökülmesidir. Teşekkür belgesini sadece bürokratlar vermez, alelade kişiler de verebilir. Örneğin bir iş adamı, bir müessese müdürü, bir okul müdürü veya bir kişi de teşekkür belgesi verebilir. Ama her halükarda bunların hepsi manevi açıdan değerlidir. Zaman zaman plaketlerİmin bazıları sarardı,soldu,paslandı. Temizliyorum ama nereye kadar? Bana plaket vermek nezaketi gösteren başta sayın Doç. Dr. Mustafa Kalemli olmak üzere,sayın vali ve kaymakamlar, sayın genel müdür, daire başkanı, sendika başkanı, cemiyet başkanı,belediye başkanı ,il ve ilçe birim müdürlerine sonsuz minnet ve şükranlarımı sunuyorum. Hayattalarsa ömürlerine bereket, aramızda değillerse mekanları cennet olsun derim.
Türk Maden- İş Batı Anadolu Sendikası( Şubesi) tarafından verilen bir madenci kazması ve bir madenci heykeli de değerli ,manevi değeri yüksek hediyelerim arasında. Hani bir laf vardır; Bezirgan züğürtleyince eski defterleri karıştırırmış ya benimkisi de öyle olmalı. Ama lafın özü; plaket,taktirname,teşekkür belgesi,onur belgesi, başarı belgesi ve diğerleri uygar ülkelerde kanımca hep taktir edilir. Veren de alan da unutulmaz. Sakın subaylarımızın üniformalarındaki çeşit çeşit amblemler başarıların bir ürünüdür. Merhum dedem Hasan Tahsin Alpagut hem Osmanlı hem Türk Ordusu’nun bir subayıydı. Bir Osmanlı Padişahı’nın kendisine verdiği “ Aferin Tahsin Efendi” diye başlayan taktirnamesini gördüğümde duygulanmıştım. Nerededir ,ne durumdadır ? Bilmiyorum
Madalya da savaş kahramanlarına, askerlikte yararlılık gösterenlere mükafat olarak verilen ,üzerine tarihi bir olayı belirten yazı,resim,sembol gibi bir alamet basılmış ve kazılmış olan ,genellikle göğse takılan madeni nişandır. Merhum dedemin İstiklal Madalyası da nerede bilmiyorum. Gazilerimizin göğüslerinde takılı bu madalyaları görünce duygulanıyorum. .. Muhakkak Tavşanlı’da da bazı kişilerde,hemşehrilerimizde bu madalyalardan vardır. ….
İnsanoğlu bu tür ödüllerle haklı olarak gururlanır. Çoluğuna çocuğuna bıraktığı bu manevi değeri yüksek plaketler, madalyalar, onur,teşekkür belgeleri ve taktirnameler evlerin en güzel köşelerinde büyük bir titizlikle korunmaktadır. Bir İstiklal Madalyası’nın değeri ölçülebilir mi? Eşim bir gün getirdiğim plaketler nedeniyle beni eleştirmişti;” Birkaç kilo biftek, antrikot,pirzola getirsen daha isabetli olur” demiş hepimizi tebessüm ettirmişti. Türkiye’de yılın öğretmeni seçilen değerli öğretmen Esma Hocanım’a gel de imrenme. Tavşanlılıları gururlandırmıştı.Kütahya Gazeteciler Cemiyeti’nin onursal üyesi olarak iki onur belgem en değer verdiğim belgeler arasındadır. Türkiye Eczacılar Birliği’nin duayeni eczacı Şerif Boyacı’nın Hindistan’da aldığı plaket anlamlıdır. Tavşanlı Linyitspor’un aldığı kupalar önemlidir. İlçemizde görev yapan sayın kaymakamlarımızın makam odalarında aldıkları ödülleri görmek hepimizi gururlandırıyor. Ben de bir kez hasbelkader Tavşanlı’da yılın öğretmeni seçilmiştim. Merhum meslektaşım,eski belediye başkanlarımızdan, bir ara Halk Eğıitim ve Kurslar Müdürüydü, TEMA Tavşanlı Temsilcisi, Dünya Dendroloji Derneği üyesi Fevzi Coşgun’un da bir sürü ödülü vardı. Ama gönüllere girmek bence en büyük ödül olmalı. Tavşanlı’da nice ödül sahipleri var. Hepsine kucak dolusu selam ve sevgiler……