HAYRETTİN KARACA DOMANİÇ’İ
HAYRETTİN KARACA DOMANİÇ’İ

Bülent Alpagut
- 05062218413
MERHUM TAVŞANLI’NIN FAHRİ HEMŞEHRİSİ ÜNLÜ TÜRK SANAYİCİSİ
VE ÇEVRE AKTİVİSTİ HALKIMIZIN ‘TOPRAK DEDE’OLARAK TANIDIĞI
HAYRETTİN KARACA DOMANİÇ’İ ALLAH’IN GİZLİ CENNETLERİNDEN
BİRİSİ OLARAK TANIMLARDI
Bu köşe yazısını neden yazma ihtiyacı duydum biliyor musunuz? Sevgili Tuna İşleyen’in imtiyaz sahibi olduğu TAVŞANLI EKSPRES Gazetesi sayfalarında sıkça gördüğüm “ KOCAYAYLA ÇADIR RESTORAN” ilanının etkisi altında kalarak yazdım. Domaniç İlçesi tarihimizin altın sayfalarından birisidir. Koskoca bir imparatorluğun doğduğu kenttir. Merhum hakim/avukat babam avukat olduğu yıllarda Domaniç Adliyesi’ne giderken bindiği , Merhum Polat Onat,merhum Hakkı Dönmez ,Keklik Hüseyin, Dümbek Abdullah,Yaşar Arıca,Fethi İnal,Kel Kamil,Curaman Ahmet ve Ali Demir’in jeepleri’ne beni de alırdı. İnsanın bir vesileyle de olsa büyükleriyle bir yere gitmesi kadar güzel ne olabilir? Ama merhum babam çok seçiciydi; her jeepe binmezdi. Bu jeep şoförleri içinde en güvendikleri merhum Ali Demir ve Polat Onat’tı.
Merhum babam Domaniç dönüşünde , Tavşanlı ile Domaniç arasında akan küçük dereye olta atmayı da ihmal etmezdi. Merhum babamın bu huyunu bilen jeep şoförleri de zaman zaman merhum babamla gidip gelirlerken ne zaman bir akarsu görseler dururlar,merhum babam gibi olta atarlardı.
Merhum babam Domaniç’ten her dönüşünde mutlaka Domaniç’in ünlü kuru fasülyesi( Sarıot ve diğerleri)’nden ve samimi Domaniçli dostu merhum Sait Turan’ın peynirinden almayı da ihmal etmezdi.
Ben de merhum babam gibi Domaniç’e gide gele bu emsalsiz güzelliklere sahip, Doğa’nın müstesna parçalarından, havası tertemiz, suları kaynak suyu niteliğinde,insanları candan ve konuksever Domaniç’i sevenler arasına katılanlardanım. Merhum meslektaşım, bir ara Tavşanlı Belediye Başkanıydı, TEMA Tavşanlı Gönüllü Temsilcisi , Dünya Dendroloji Derneği üyesi Fevzi Coşgun ile sık sık bir araya geldiğim için Domaniç’i daha çok sevmişimdir. Ama merhum Hayrettin Karaca kadar birisinin Domaniç’i seveceğini düşünemem. O bizzat Domaniç’i Allah’ın gizli bahçelerinden birisi olarak tanımlayan tek insandır diyebilirim. Domaniçlilere büyük sorumluluklar düşüyor; Bir kere, Domaniçli Domaniç’i mukaddes bir kitap gibi korumak zorundadır. Domaniç’e o veya bu şekilde asla bir kazma değmemelidir. Domaniçliler, hazinelerin üzerinde olduklarının farkında olmalıdırlar. Yeşil düşmanları asla bu efsane ilçeyi bir şekilde kedinin yavrusunu yemek için sıçana benzetmesi misali Domaniç’e sokmamalıdırlar.Bir zamanların efsane bakanlarından ,Allah kendisine hayırlı bir ömür versin, Orman ve Su İşleri Bakanımızdı Veysel Eroğlu bile Domaniç için titrerdi. Bu gizli cennetin bir şekilde fahri koruyucusuydu.
Bugüne kadar bazı hemşehrilerimiz Kocayayla’da bireysel faaliyetler içersinde oldular. KONDÜKTÖR ÇEŞMESİ adıyla hala anılan bir çeşme vardı. Tavşanlı- Bursa arasında çalışan otobüslerin yolcuları bu çeşmenin yakınlarında girişimcilerin hazırladıkları gözlemeler eşliğinde nefis sularla üretilen çayları yudumlamayı adet haline getirmişlerdi. 01 Kasım 1964 evlendiğim günün akşamında balayına çıktığımızda merhum Kemal Mani beni ve müstakbel eşimi, teyzemi bu çeşme önünden geçirmiş, çeşmeden akan buz gibi soğuk sudan ikram etmişti. Mekanı cennet olsun.
Önümde ; KOCAYAYLA ÇADIR RESTORAN başlıklı bir ilan duruyor; Ben uzaklarda olduğumdan bu restoranı görmedim. Ama Allah nasip ederse bir gün görürüz inşallah….Özellikle hafta sonlarında başta Tavşanlı olmak üzere çevre ilçelerden stres atmak izteyenler, soluklanmak isteyenler, kaynak sulardan içmek isteyenler, Doğa ile baş başa kalmak isteyenlerin bu ilan çıktıktan sonra Domaniç Kocayayla Çadır Restoran’ı tanıdıklarını düşünüyorum. Sayın restoran yetkililerinin, çalışanlarının kimler oldukları önemli değil, önemli olan böyle bir hizmetin Kocayayla’ya getirilmiş olmasıdır. Gönlüm ister ki, sayın valimiz, sayın Tavşanlı Kaymakamı, çevredeki bürokratlar eşleriyle çocuklarıyla haftanın son gününü bu dünya cenneti’nde geçirsinler. Burada insanın ömrü uzar. İnsanlar daha sağlıklı olur. Dipdiri bir şekilde mesaiye başlarlar. Domaniç-İnegöl Yolu’nun 10. Km’sinde yer alan tesislerde sadece enfes yiyecekler yok, her türlü stres atmaya yararlı birimler de var. Oksijen, Kazdağları’ndaki oksijen gibi yanınızda.Doldurun ciğerlerinizi. Astımlılar, nefes darlığı çekenler hala ne durursunuz? Yöresel lezzetler sizi bekliyor. Gürültü yok. Kuş cıvıltıları altındasınız. Güven altındasınız. Geniş bir mesire alanı, tam anlamıyla bir yaşam alanı burası. Vallahi gönül gözümle görebiliyorum. Açın telefonunuzu,çevirin 0546 143 49 43 numaraları düşünmeyin gerisini derim. Eh! Bir bardak Kocayayla çayı ve gözlemesini hak ettik değil mi?
ÜLKENİN VE MİLLETİN MENFAATI NEREDEYSE ORADA
OLMAK ZORUNDAYIZ
Yazımın başlığı sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a ait. Değerli bulduğum ve köşe yazımın konusuna tam anlamıyla uyduğu için yazıma başlık olarak aldım.. Bir zamanlar bir Değirmisaz vardı. Bugün bu adla anılan Tavşanlı’nın bir köyü var.Bu köyün ve havalisinde yaşayan komşu köylerin insanları,Yurt içinden ,muhtelif yerleşim birimlerinden gelen, hatta bir kısmı mahkumiyetlerini burada çalışarak tamamlayan vatan evlatları yıllar içinde milyonlarca ton kaliteli, az küllü ,çok enerji veren Değirmisaz Linyiti’ni ürettiler. Hem devletimiz kazandı, hem çalışanlar ve hem de Tavşanlı,dolayısıyla Kütahya kazandı. Bu kömür birçok fabrikanın çarkını döndürdü. Bacalarını tüttürdü. Lokomotiflerde kullanıldı. Halkın ihtiyacını karşıladı. Askeri Birliklerimizdeki askerlerimizi ısıttı. Yoksul yurttaşlarımıza sıcacık bir ana kucağı oldu. Gün geldi; akı kakını kurtarmıyor, gideri gelirinden çok, harç bitti yapı paydos misali devletin eliyle kapatıldı. Değirmisaz Kömür İşletmesi’nde değerli mühendisler, ustabaşılar, maden işçileri yetişti. Mühendisleri zaman içinde yurdun başka yörelerindeki üretim alanlarında hizmet vermeyi sürdürdüler. Yer altı ve yerüstü ocaklarında çalıştırılan mahkumların bir günü iki gün kabul edilerek mahkum yurttaşların cezalarını daha erken çekmeleri sağlandı. Yerin derinliklerindeki kaliteli Linyit rezervinin büyük bir bölümü ekonomiye kazandırıldı. Değirmisaz Bölge Müdürlüğü üretim sahalarına komşu yerleşim birimlerindeki insanlara da Değirmisaz anıları kaldı. Ama Değirmisaz’ı unutmayanlar var;Unutturmayan Değirmisaz Köyü’nün muhtarları, İhtiyar Meclisi Üyeleri, dostları,sevdalıları var. Her yıl Haziran ayının son haftası içinde yüzlerce Değirmisaz sevdalısı bir araya gelerek hasret gideriyorlar. Ölenler rahmetle, yaşayanlar sevgiyle, işletmenin ayakta kalması için çaba gösteren yönetim kadrolarındakiler saygıyla anılıyorlar. Değirmisaz Köyü Muhtarlığı’nın organizasyonu beğeniliyor. Ama bir konuda sıkıntı var, Eskişehir-Balıkesir arasında en önemli tren istasyonlarından biriyken bugün atıl durumdaki Değirmisaz Tren İstasyonu’ndan gelip geçen yolcu trenleri beş dakikacık olsun Değirmisaz Tren İstasyonu’ nda durmuyorlar. Diyeceksiniz bir atla bir deve mi? Değil ama durmuyorlar. Demek ki Değirmisazın artık hatırı kalmamış. Bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı var ama Değirmisaz’ın yok. Son Değirmisaz sevdalıları adına sevgili meslektaşım İngilizce Öğretmeni Şevki Eser beni Değirmisaz’dan arayıp ricada bulundu.:” Hocam senin kalemin keskindir. Bir dokunduruver” dedi. İlk aklıma sevgili Adalet ve Kalkınma Partisi Kütahya Milletvekili, Tavşanlı’nın çalışkan çocuğu Mehmet Demir geliverdi. Kendisini partinin kamp yaptığı yerden aradım buldum. Durumu izah ettim. İlgileneceğini söyledi. Yapılacak iş çok basit; sayın Ulaştırma ve Altyapı bakanımız Abdulkadir Uraloğlu’na bir rica yeterli olacak. Bu bir rica değil aslında; sayın cumhurbaşkanımızın veciz ifadelerinde yer alan ülkemizin bir parçasında yaşayanların menfaatıyla ilgili. Eğer yolcu trenleri Değirmisaz İstasyonu’nda 5 dakikacık durabilirlerse bu istasyondan çok sayıda yurttaşımız yararlanabilecek. Ama ben yine de devletimizi Tavşanlı’da temsil eden sayın kaymakamımızın bu konuya el atmasından yanayım. Sayın kaymakam yine ilimizde en büyük yönetim görevlimiz sayın valimize durumu intikal ettireceklerdir. Sayın valimiz sayın Kütahya’nın Tavşanlılı Milletvekili Mehmet Demir ile konuşacak ve durum nihayette meratib-i silsile yoluyla en yük sek merci olan Ulaştırma Bakanımıza gidecektir. Sayın Ulaştırma ve Altyapı bakanımız güzel bir insan. Öyle ümidediyorum ki Tavşanlılıların bu hassasiyetine “ hayır” demiyeceklerdir. Bekleyeceğim; baktım ses seda çıkmadı, vallahi çekinmeden sevgili Cumhurbaşkanımıza kadar meseleyi ileteceğim bu da biline….Ama işi sayın Cumhurbaşkanımıza kadar götürme yerine anında çözmekte yarar var. Yani bundan böyle isterim ki, Değirmisaz’a gitmek isteyenler, Değirmisaz’dan gelmek isteyenler yolcu trenlerimizden yararlanabilsinler. Her yıl Değirmisaz’da yapılan anıları yaşama gününe insanlar yolcu trenlerinden yararlanarak gidip gelebilsinler. Değirmisaz Muhtarı sayın Yaşar Kartal kardeşim merak etmesin işin peşindeyim….