28 Ağustos 2026 - Cuma

HAYRETTİN KARACA DOMANİÇ’İ

HAYRETTİN KARACA DOMANİÇ’İ

Yazar - Bülent Alpagut
Okuma Süresi: 11 dk.
Bülent Alpagut

Bülent Alpagut

- 05062218413
Google News

 
           
      MERHUM TAVŞANLI’NIN FAHRİ HEMŞEHRİSİ  ÜNLÜ TÜRK SANAYİCİSİ 
       VE ÇEVRE AKTİVİSTİ HALKIMIZIN ‘TOPRAK DEDE’OLARAK TANIDIĞI
       HAYRETTİN  KARACA   DOMANİÇ’İ  ALLAH’IN GİZLİ  CENNETLERİNDEN
                             BİRİSİ OLARAK  TANIMLARDI  
          Bu köşe yazısını  neden yazma ihtiyacı duydum biliyor musunuz?  Sevgili Tuna İşleyen’in  imtiyaz sahibi olduğu TAVŞANLI EKSPRES  Gazetesi sayfalarında sıkça gördüğüm  “ KOCAYAYLA  ÇADIR  RESTORAN”  ilanının etkisi altında   kalarak  yazdım.   Domaniç İlçesi   tarihimizin altın sayfalarından birisidir.  Koskoca bir imparatorluğun doğduğu kenttir. Merhum hakim/avukat babam  avukat olduğu yıllarda Domaniç Adliyesi’ne giderken  bindiği  , Merhum Polat Onat,merhum  Hakkı Dönmez ,Keklik Hüseyin, Dümbek Abdullah,Yaşar Arıca,Fethi İnal,Kel Kamil,Curaman Ahmet ve Ali Demir’in jeepleri’ne  beni de alırdı.  İnsanın bir vesileyle de olsa büyükleriyle bir yere gitmesi kadar güzel ne olabilir? Ama merhum babam çok seçiciydi; her jeepe binmezdi.  Bu jeep şoförleri içinde en güvendikleri merhum Ali Demir ve Polat Onat’tı. 
            Merhum babam Domaniç dönüşünde , Tavşanlı ile Domaniç arasında akan  küçük dereye olta atmayı da ihmal etmezdi. Merhum babamın bu huyunu bilen jeep şoförleri de zaman zaman merhum babamla gidip gelirlerken ne zaman bir akarsu görseler dururlar,merhum babam gibi olta atarlardı.  
            Merhum babam Domaniç’ten her dönüşünde mutlaka Domaniç’in ünlü kuru fasülyesi( Sarıot ve diğerleri)’nden  ve samimi Domaniçli dostu merhum Sait Turan’ın  peynirinden  almayı da ihmal etmezdi. 
             Ben de merhum babam gibi  Domaniç’e gide gele bu  emsalsiz güzelliklere sahip, Doğa’nın  müstesna parçalarından, havası tertemiz, suları kaynak suyu niteliğinde,insanları candan ve konuksever  Domaniç’i  sevenler arasına katılanlardanım.  Merhum meslektaşım, bir ara Tavşanlı Belediye Başkanıydı, TEMA Tavşanlı Gönüllü Temsilcisi , Dünya Dendroloji Derneği üyesi  Fevzi Coşgun  ile  sık sık bir araya geldiğim için   Domaniç’i daha çok sevmişimdir. Ama merhum Hayrettin Karaca kadar birisinin  Domaniç’i  seveceğini düşünemem.  O bizzat   Domaniç’i Allah’ın gizli bahçelerinden birisi olarak tanımlayan  tek  insandır diyebilirim.  Domaniçlilere büyük sorumluluklar düşüyor;  Bir kere, Domaniçli  Domaniç’i mukaddes bir kitap gibi korumak zorundadır.  Domaniç’e o veya bu şekilde  asla bir kazma değmemelidir.  Domaniçliler, hazinelerin üzerinde  olduklarının  farkında olmalıdırlar.   Yeşil düşmanları asla bu efsane ilçeyi bir şekilde  kedinin yavrusunu yemek için sıçana benzetmesi misali   Domaniç’e sokmamalıdırlar.Bir zamanların efsane bakanlarından  ,Allah kendisine hayırlı bir ömür versin, Orman ve Su İşleri Bakanımızdı  Veysel Eroğlu bile Domaniç için titrerdi. Bu gizli cennetin   bir şekilde fahri koruyucusuydu. 
              Bugüne kadar bazı hemşehrilerimiz Kocayayla’da  bireysel faaliyetler içersinde oldular. KONDÜKTÖR ÇEŞMESİ   adıyla hala anılan  bir çeşme  vardı. Tavşanlı- Bursa arasında çalışan otobüslerin yolcuları bu çeşmenin  yakınlarında  girişimcilerin hazırladıkları  gözlemeler eşliğinde nefis sularla üretilen çayları yudumlamayı adet haline getirmişlerdi.  01 Kasım 1964 evlendiğim günün akşamında  balayına çıktığımızda   merhum Kemal Mani  beni ve müstakbel  eşimi, teyzemi bu çeşme önünden geçirmiş, çeşmeden akan buz gibi soğuk sudan ikram etmişti. Mekanı cennet olsun. 
             Önümde ; KOCAYAYLA ÇADIR RESTORAN başlıklı bir ilan duruyor; Ben uzaklarda olduğumdan bu restoranı görmedim. Ama Allah nasip ederse  bir gün görürüz inşallah….Özellikle hafta sonlarında  başta Tavşanlı olmak üzere çevre ilçelerden  stres atmak izteyenler, soluklanmak isteyenler, kaynak sulardan içmek isteyenler, Doğa ile baş başa kalmak isteyenlerin bu  ilan çıktıktan sonra  Domaniç Kocayayla Çadır Restoran’ı tanıdıklarını  düşünüyorum.  Sayın restoran yetkililerinin, çalışanlarının kimler oldukları önemli değil, önemli olan böyle bir hizmetin Kocayayla’ya getirilmiş olmasıdır. Gönlüm ister ki, sayın valimiz, sayın Tavşanlı Kaymakamı, çevredeki bürokratlar eşleriyle çocuklarıyla haftanın son gününü bu  dünya cenneti’nde geçirsinler. Burada insanın ömrü uzar. İnsanlar daha sağlıklı olur. Dipdiri bir şekilde mesaiye başlarlar.  Domaniç-İnegöl Yolu’nun 10. Km’sinde  yer alan tesislerde   sadece enfes yiyecekler yok, her türlü   stres atmaya yararlı  birimler de var. Oksijen, Kazdağları’ndaki oksijen gibi yanınızda.Doldurun ciğerlerinizi. Astımlılar, nefes darlığı çekenler   hala ne durursunuz? Yöresel lezzetler sizi bekliyor. Gürültü yok. Kuş  cıvıltıları altındasınız.  Güven altındasınız. Geniş bir mesire alanı, tam anlamıyla bir yaşam alanı burası. Vallahi gönül gözümle görebiliyorum.  Açın telefonunuzu,çevirin 0546 143 49 43  numaraları  düşünmeyin gerisini derim. Eh! Bir bardak  Kocayayla çayı ve gözlemesini  hak ettik değil mi?
          ÜLKENİN VE MİLLETİN  MENFAATI NEREDEYSE  ORADA
                                     OLMAK ZORUNDAYIZ 
    Yazımın başlığı sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a ait.  Değerli bulduğum ve köşe yazımın konusuna tam anlamıyla uyduğu için yazıma başlık olarak aldım.. Bir zamanlar bir Değirmisaz vardı.  Bugün bu adla  anılan Tavşanlı’nın bir köyü var.Bu köyün ve havalisinde yaşayan komşu köylerin insanları,Yurt içinden ,muhtelif yerleşim birimlerinden gelen, hatta bir kısmı mahkumiyetlerini burada çalışarak tamamlayan   vatan evlatları yıllar içinde milyonlarca ton kaliteli, az küllü ,çok enerji veren Değirmisaz Linyiti’ni ürettiler. Hem devletimiz kazandı, hem çalışanlar ve hem de   Tavşanlı,dolayısıyla Kütahya  kazandı.  Bu kömür birçok fabrikanın çarkını döndürdü. Bacalarını tüttürdü. Lokomotiflerde kullanıldı. Halkın ihtiyacını karşıladı. Askeri Birliklerimizdeki askerlerimizi ısıttı. Yoksul yurttaşlarımıza  sıcacık bir ana kucağı oldu.  Gün geldi;  akı kakını kurtarmıyor, gideri gelirinden çok, harç bitti yapı paydos  misali devletin eliyle kapatıldı. Değirmisaz Kömür İşletmesi’nde değerli mühendisler, ustabaşılar, maden işçileri yetişti.  Mühendisleri zaman içinde yurdun başka yörelerindeki üretim alanlarında  hizmet vermeyi sürdürdüler. Yer altı  ve yerüstü ocaklarında çalıştırılan mahkumların bir günü iki gün kabul edilerek mahkum yurttaşların   cezalarını daha erken çekmeleri sağlandı.  Yerin derinliklerindeki kaliteli Linyit rezervinin büyük bir bölümü ekonomiye kazandırıldı.  Değirmisaz Bölge Müdürlüğü  üretim sahalarına komşu yerleşim birimlerindeki insanlara da Değirmisaz anıları kaldı. Ama Değirmisaz’ı unutmayanlar var;Unutturmayan Değirmisaz Köyü’nün muhtarları, İhtiyar Meclisi Üyeleri, dostları,sevdalıları var.  Her yıl Haziran ayının son  haftası içinde yüzlerce Değirmisaz sevdalısı  bir araya gelerek  hasret gideriyorlar. Ölenler rahmetle, yaşayanlar sevgiyle, işletmenin ayakta kalması için çaba gösteren  yönetim kadrolarındakiler saygıyla anılıyorlar. Değirmisaz Köyü Muhtarlığı’nın organizasyonu   beğeniliyor.  Ama  bir konuda  sıkıntı var,  Eskişehir-Balıkesir arasında en önemli tren istasyonlarından biriyken bugün atıl durumdaki Değirmisaz  Tren İstasyonu’ndan gelip geçen yolcu trenleri beş dakikacık olsun Değirmisaz Tren İstasyonu’ nda durmuyorlar.  Diyeceksiniz bir atla bir deve mi? Değil ama durmuyorlar. Demek ki Değirmisazın artık hatırı kalmamış. Bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı var ama Değirmisaz’ın yok.       Son  Değirmisaz sevdalıları adına sevgili meslektaşım İngilizce Öğretmeni  Şevki Eser beni Değirmisaz’dan arayıp ricada bulundu.:” Hocam senin kalemin keskindir. Bir dokunduruver” dedi. İlk aklıma sevgili Adalet ve Kalkınma Partisi Kütahya Milletvekili, Tavşanlı’nın çalışkan çocuğu Mehmet Demir geliverdi.   Kendisini  partinin kamp yaptığı yerden aradım buldum.  Durumu izah ettim.  İlgileneceğini söyledi.   Yapılacak iş çok basit;  sayın Ulaştırma ve Altyapı bakanımız Abdulkadir   Uraloğlu’na bir rica  yeterli  olacak.  Bu bir rica değil aslında; sayın cumhurbaşkanımızın veciz ifadelerinde yer alan   ülkemizin  bir parçasında yaşayanların menfaatıyla ilgili.  Eğer yolcu trenleri Değirmisaz İstasyonu’nda 5 dakikacık durabilirlerse bu istasyondan çok sayıda yurttaşımız yararlanabilecek. Ama ben yine de  devletimizi Tavşanlı’da temsil eden sayın kaymakamımızın bu konuya el atmasından yanayım. Sayın kaymakam  yine ilimizde en büyük yönetim görevlimiz sayın valimize durumu  intikal ettireceklerdir.  Sayın valimiz sayın Kütahya’nın Tavşanlılı Milletvekili Mehmet Demir ile  konuşacak ve durum nihayette  meratib-i silsile  yoluyla en yük sek merci olan Ulaştırma  Bakanımıza  gidecektir. Sayın Ulaştırma ve Altyapı bakanımız  güzel bir insan. Öyle ümidediyorum ki   Tavşanlılıların bu hassasiyetine “ hayır” demiyeceklerdir.  Bekleyeceğim; baktım ses seda çıkmadı, vallahi çekinmeden sevgili Cumhurbaşkanımıza kadar meseleyi ileteceğim bu da biline….Ama işi sayın Cumhurbaşkanımıza kadar götürme yerine  anında çözmekte yarar var.  Yani bundan böyle isterim ki,  Değirmisaz’a gitmek isteyenler, Değirmisaz’dan gelmek isteyenler  yolcu trenlerimizden yararlanabilsinler. Her yıl Değirmisaz’da yapılan anıları yaşama gününe insanlar yolcu trenlerinden yararlanarak gidip gelebilsinler. Değirmisaz Muhtarı sayın Yaşar Kartal kardeşim  merak etmesin işin peşindeyim….

#
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Tüm Yazıları